sadece gitmek istemek... nereye olduğunu bilmeden uzaklara, çok uzaklara...
evet, şimdi gidiyorum. arkama bakmadan, beni kim özler sorusunu düşünmeden...
oysa çok yorgunum, belki de bu yüzden gitmek istiyorum ya?
gidiyorum... adımlarım yürüyebileceğinden şüpheli, sürüklüyor bedenimi... ardımda bıraktığım tozlar ' dönme geri' dercesine uçuşuyor öfkeli...
savruluyorum rüzgarla bir kuş gibi, beni nereye götüreceğinden habersiz yürüyorum öylece.
bu sakin yüzümün altında kasırgalar saklanıyor aslında, her an esmeye, yakıp yıkmaya meyilli...
yalvarır gözlerle bakıyorum hayata,
oysa o yine inatçı, zalim, miskin...
bu şehir bana düşman,
ben sana tutsakken, barındırmaz bu şehir beni kanatlarında.
ve işte ben bu yüzden gidiyorum...