Yaşadığı şeyler insanı bir süre sonra patlama noktasına getirir. Hayatta değişiklikler yapmak şarttır. Nereden başlayacağını bulamazsın bir türlü. Denersin, hiç bıkmadan usanmadan seni mutlu edecek en azından yaşadığını hissettirecek bir şey ararsın. Bulamazsın. Bu aramakla bulunabilecek bir şey değildir çünkü. Her şeyi akışına bırakırsın. Ve o gün geldiğinde o seni bulur. Artık bu sıradan hayat yalnız senin değildir. Bu hayat artık o ve senin ortak paydanızdır.
Her şey güzel başlar. Her şey sana yeniden yaşadığını, hayatın ne kadar güzel olduğunu ve ertesi günü görmenin ne kadar mutluluk verici bir şey olduğunu anımsatır. Onu görmek önemli midir bilinmez. Ama onun senin hakkında bir şeyler düşündüğünü bilmek, onun senin için atan bir kalbinin olduğunu bilmek hayatının değiştiğinin ve daha da değişeceğinin belirtisidir. Gün gelir ondan gelen bir mesaj seni hayattaki en mutlu insan yapar. Gün gelir ona seni seviyorum demek için yaşarsın. Gün gelir onun mutluluğunu kendininkinden daha önemli tutarsın. Yanlışlığın birini burda yaptığının farkında bile olmazsın..
O her zaman senin yanında mıdır? Sen kötü olduğunda, sen anlaşılmaz biri olduğunda, sen kendini kaybettiğinde kendini unuttuğunda yanında olacak mıdır? Fiziksel bir yakınlığı senin ona olan aşkından daha önemli bulacak mıdır? Yaptığın en küçük bir hatayı seni terk etmek için bir sebep olarak görecek midir? Onunla evlenmek istediğini söylemeden anlayabilecek midir? Onu hiç bırakmak istemediğini, onun için yapamayacağın hiçbir şey olmadığını görecek midir? Başkalarının zehirlemelerini doldurmalarını sana karşı olarak gösterecek midir? Seni aşkını görmezden gelip gözlerini senden alacak mıdır?
Herkes gibi o da bir gün gidecekti. Seni terk edip gidecekti. Üzülmüş müydü? içinde en ufak bir pişmanlık tanesi var mıydı? Sen onunla evlenmeyi düşünürken o nezaman ayrılacağının hesabını mı yapıyordu?
Şimdi hayatın anlamı yok. Mutsuzsun ve onsuzsun...