omaha'nın doğusunda uzun ve sessiz bir yolda,
motorun bir notalık şarkısını uğuldayışını dinlersin.
bir gece önce tanıdığın kadını veya kızı düşünürsün.
fakat düşüncelerin hep yaptıkları gibi hemen yoldan sapar.
16 saattir araba kullanıyorsun ve yapacak fazla bir şey yok.
sürmek istemiyorsun, sadece gezinin bitmesini diliyorsun.
bir restoranın içine doğru yürüyorsun, hepsi yol kenarına dizilmiş
ve sen soğuktan donarken bütün gözleri üzerinde hissediyorsun.
seni rahatsız etmiyormuş gibi yapıyorsun ama patlamak istiyorsun.
bazen konuştuklarını duymuyorsun bazen duyuyorsun.
aynı eski klişeler... bir kadın mı yoksa bir erkek mi?
ve hep sayıca az gözüküyorsun, karşı durmaya cesaret edemiyorsun.
sahne ışıklarının orada milyonlarca mil ötedesin.
her ons enerjide deniyor ve pes ediyorsun.
çaldığın müzik gibi bedeninden terler dökülürken,
gece geç vakitlerde yatakta uzanırken,
amfilerin ekoları beyninde çınlarken,
günün son sigarasını içiyorsun, onun ne söylediğini hatırlayarak...