aykut oğut

entry18 galeri video1
    11.
  1. kendisiyle evrenden torpilim var kitabıyla tanışıp, aynalı kitabını da alarak muhabbeti ilerletmişliğimiz vardır.
    şimdi mi? pek görüşmüyoruz. yalnız her banyoya girdiğimde çamaşır makinesinin üzerindeki kapağı ayna olan kitabını görünce 'yazık lan!' diyor, verdiğim paraya acıyacak gibi oluyor ama saçlarıma arkadan bakmama yardımcı olduğunu düşününce sakinleşiyorum.

    her neyse,
    şimdi ben pek sevmem öyle kişisel gelişim kitapları okumayı falan, lakin o gün hangi ruh halindeysem artık
    girdiğim kitabevinde elime aldığım evrenden torpilim var kitabından rastgele bir sayfa okuyup, kitabın kapağını kapatarak kasaya gittim. bir şekilde almış bulundum yani. kitap fena değildi. en azından üç şey öğretti bu adam bana;

    1) bizi öfkelendiren, kızdıran şeyler olmasından korktuğumuz şeylerdir.

    önce beni nelerin sinirlendirdiğini düşündüm, ve sonra evet lan! dedim. ve zamanla öfkelenmek yerine korkumu yenmeye başladım. hakikaten müthiş işe yaradı.

    2) bir olay karşısında direncimizi kaybedecek kadar kendimizden emin değilsek, yapmamız gereken olabileceğin en kötüsünü düşünüp ona razı olmak. böylece hem kendinizi iyi hissediyor, hem de mutlu oluyorsunuz. çünkü genelde olabileceğin en kötüsü olmuyor. hatta kendinizden beklediğinizden iyi bir performans sergiliyorsunuz. kaybedecek birşeyiniz yok çünkü.

    3) her sabah uyandığınızda sahip olduğunuz şeyler için şükretmek.
    bünyeye yararı; farkındalık ve güne iyi başlamak oluyor. eyyi oluyor.

    gelgelelim bunların hepsini tek bir kitabından öğrendim, o ikinci kitaba ne gerek vardı? ilk kitabının yanında ayna hediye etse de olurmuş, zira şimdi bir kitap daha yazsa alır mıyım? aferim bildi, almam. dur lan kızmıyorum, çünkü kitap yazmasından falan korkmuyorum, ehe. ne hali varsa görsün, ben alacağımı aldım.

    yalnız kendisine şunu söylemeden geçemeyeceğim,
    şu adını bizim koyacak olduğumuz aynalı kitap ilk kitabının aynısı. sadece cümleler yer değiştirmiş.
    e böyle olunca da aklıma şu geliyor,
    bir gece yatağına yatmış esra hanımı beklerken 'bir kitabım daha olursa kapağı sırf ayna olsun' şeklinde aklına bir fikir geldi.
    önce kapağı tasarladın, çok hoşuna gitti şimdi buna içi dolu bir kitap gerekliydi, ne yapsandı acaba? evet ilk kitabındaki cümlelerin yerlerini değiştirerek ve yazdıklarını tekrar ve tekrar yazarak bu işi başarabilirdin. nitekim öyle de yapmışsın. nasıl bildim mi?
    ama hiç olmamış, soğuttun kendinden işte, ühü.
    2 ...