kadınların üzerinde daha çok hissedilir. bir erkeğin koruması altına girme, htiyacı, geri kalmış bir toplumsal yapı tarafından üretilir. böylece kadının maddi ve cinsel ihtiyaçlarının giderileceği ve bağımlı yaşarsa "başımıza orospu olmayacağı" düşünülür. bu baskı, ekonomik özgürlüğü olan ve özgür birey olabilen kadınlara pek işlemez. erkekler üzerindeki evlenme baskısı ise, soyun devamlılığının sağlanması yanında, daha çok kendisine bakacak ve ihtiyaçlarını giderecek bir kadın bulması ve yaşlılığında kendisine el uzatacak çocukları olması gerektiği yönündedir.
sonuçta, egemen anlayışa göre, erkek bakıma, kadın da korunmaya muhtaçtır. ne yazık ki, sosyal yapımız çok sorunlu olup, özgür karar vermeye uygun değildir.