fifa 2003'ten sonra bir daha fifa serisine elimi sürmedim onu söyleyeyim ilk önce. pro evolution soccer herkesi olduğu gibi beni de büyülemişti. yeni bir soluk geitrmişti futbol oyunlarına. oyuncuların fifa tabusunu yıkıp tahta oturmuştu.
ben de aynı şekilde terkettim fifa'yı ve pes devri başladı artık birçok oyuncu için. çünkü herkes en iyi olanını oynamak, en çok keyfi almak ister. hatta ben hala birçok patch yapmaktayım pes 12 için kendi halimde. oyuncu yüzleri, dövmeler, kramponlar, stadyumlar, reklam panoları, skor tabelaları falan derken bir tutku haline dönüştürdüm bunu.
halihazırda master lig'de de 2035 sezonundayım, bayağı bayağı oynuyorum yani. pes'ten bahsetmeyeceğim tabi, sadece sağlam bir pes oyuncusu olduğumu bilin istedim, ona göre konuşacam.
bu akşam 8 gibi bilgisayarıma yükledim fifa 12'yi. çok övüldü ya dedim bir bakayım nedir ne değildir. neyse, joystick ayarları cartı curtu derken ilk maça girdim, golsüz beraberlikle çıktım. bir tane daha bir tane daha derken 5-6 maç yaptım ve izlenimlerim şöyle;
vuruş teknikleri tek kelimeyle mükemmel. pes'teki gibi balona vuruyormuş değil de gerçekten şut çekiyormuş hissi var. sanki ben vuruyorum topa lan. r2 + şut kombinasyonuyla thierry henry plaseleri falan bırakıyorum uzak direklere.
oyuncu hareketleri, topa hareketlenmeler, defans müdahaleleri, kalecilerin hareketleri, kurtarışları, hareketlerdeki estetik, ikili mücadelelerdeki gerçeklik, dribblinglerdeki akıcılık...
hele ki defans olayı mükemmel olmuş. pes'teki ''kayarak müdahalelerin hepsi sarı karttır'' kuralı yerine ''tereyağından kıl çeker gibi ayaktan top alma'' kuralı gelmiş. top kaparken keyif alıyorsunuz gerçekten. futbol simulasyonlarında top kapmak atağa çıkmak için sıkıcı bir araç olmuştur ama fifa bu klişeyi sikmiş atmış resmen.
gelmiş geçmiş en iyi, oyuncuya serbestliği en estetik şekilde veren oyun olmuş fifa 12.