4 yaşındaki oğlum anneannesinin evinde bir sürahiyi kırmış. bunun üzerine dayısı ne yaptın sen falan derken bizimkisi "yapıştırırız memi* yapıştırırız." . onu işten çıkıp almaya gittiğimde ninesi olayı anlattı güldük falan. sonra çağırdım fırça atayım diye*
Ben: oğlum neden kırdın şimdi suyu nasıl içecekler. onlara sürahi almamız gerek.
oğlum: yapıştırırız babacııım. çatlah bişiyya (bana çatlak olduğumu söylüyor)
B: bu sürahi yapışmaz yenisini alacaz parasını da sen verceksin.
o:param yok ki benim.
b: kumbarandakiler var oradan çıkar (bereketli kumbaradır kendisi bir netbook bir akülü araba aldırmış kumbaradır)
o:olmaz ben onlarla okula gidecem kitap alacam.** olmaz baba olmaz sen beni okulsuz bırakacan.
bunun üzerine dumur olan hepimiz sustuk dedesi de sen oku ben alırım yavrum dedi de oğlan rahatladı*