Aylarca saçı uzatırsınız, çok yakışmıştır sizi tamamen değiştirmiştir o saçlar. O saçlarla mutlusunuzdur, özgüveniniz göklerde uçmaktadır. Yaz biter okula gelinir. ilk gün müdür yakalar ve o aylarca baktğınız saç mahalle arasındaki berberin parmaklarının arasındadır artık. Son bir kez bakarsınız aynada. "Nasıl olsun genç?" diye sorar berber. "Azıcık kes abi, şu kabarıklığını alda hoca fark etmesin" dersiniz. Adam cevap vermez. Anlarsınız orada saçlarınızın asla istediğiniz gibi olmayacağını. inceden muhabbete girmeye başlar. Konu değiştikçe saçların boyu da kısalmaktadır. "Genç bak, türklere hiçbir şey olmaz, Allah bizi her zaman korur. Bunu hiç unutma savaş olursa emin ol ki kazanırız." cümleleriyle, mehter marşı eşliğinde traş bitirilir. Gözleriniz dolar. Adam aynayı getirir enseyi gösterir. Hiçbir tarafı orantılı olmayan sikimsonik bir saç olmuştur haliyle. Parası verilir, son bir kez bakılır aynaya. Umutsuzca son düzeltmeler yapılır. Sonra okula gidilir. 15 dakika önceki özgüven seviyesi yerlerdedir artık. O gün fazla tenefüse çıkılmaz, hatta o ay. "Tamam çok kötü olmuş kanka ama kökü sende yaa nolcak" diye teselliler gelir arkadaşlardan. Sonra yaz gelir saçlar yine uzar yine bakılır, ve mü...