toplamda otuz günümü geçirdiğim hastanedir. saat beşten sonra in cin top oynar. saat yedide komutan sayıma gelir başka da insan göremezsiniz. korku filmi setleri gibidir koridorlar, boş ve sessizdir. hemşireler herkese "ablacım" diye hitap eder haklı olarak çünkü tüm askerler abazadır ve yiyecek gibi bakmaktadır. her sabah başhekim vizite gelir, esas duruşta beklersiniz sonra gider tek kelime etmez. yattığınız odada tv varsa şanslısınızdır. bu arada tv kumandası için "teslim aldım" diye imza atılır zira en çok çalınan şey tv kumandasıdır. berberi günlerce bulamadığınız zaman olur. ne hastası olursanız olun her sabah tıraş olmanız istenir. kantin tam beşte kapanır. canınız bir şey çekerse sabaha kadar çükünüzün şişmesinden mütevellit rüyanızda "probis ve eti cin" görürsünüz. plastik bardak karaborsadır. komutanların bile para karşılığı sattığına şahit olmuşluğum var.
onun haricinde benim yattığım hastanedeki doktorlar alanlarında çok iyiydi. allah razı olsun hepsinden tedavimi eksiksiz yaptılar. hastaneden iyileşmiş şekilde ayrıldım. ama hastanedeki günlerimi hiç unutamadım. bunun sebebi de son günlerimde yaşadığım bir olaydı.
askerliğimi doğuda yaptım. o sıralar bir saldırı olmuş ve gecenin dördüne hastaneye helikopterler inmişti. 6 askerin ağır yaralı olduğunu söylediler. o sıralar ağrılarım had safhada olduğu için pek uyuyamıyordum. uzun bir yol yürüyerek aşağıya indim. acil servis ana baba günüydü. yaralı askerlerden birine tam müdahale edilecekken iki general içeri girdi. asker kan revan içinde sedyeden doğrulup ayağa kalktı, herkes şok oldu. kimse ne yapmaya çalıştığını anlayamadan yaşlı gözlerle "vatan sağolsun komutanım" deyip generalleri selamladı. o anda orada bulunan herkes gözyaşlarına boğuldu. o askeri sabaha karşı gata'ya sevk ettiklerini öğrendim. ama ertesi gün haberlere baktığımda ne o saldırıdan ne de o askerlerden bahsedilmediğini gördüm. bu bana o kadar koydu ki anlatamam. söylediklerinde inanmıyordum ama o gün ölen askerlerin sayılarının saklandığına, bazı saldırıların medyada yer almadığına inandım.
o gün sabaha kadar ağladığımı hatırlıyorum. evet vatanımız sağolsun ama bu vatan için can verenler de hakettikleri saygıyı görsün. o genç arkadaş belki de şehit oldu ama kimsenin haberi yok. umarım yaşıyorsundur arkadaşım...