allah'ın "dostum" dediği, tevekkülün zirve noktası ve aklını kullanarak imanı bulmuş büyük peygamber.
bayram günü kendisine gelen kavimdaşlarına "ben hastayım gelemeyeceğim" deyip arkadaşlarını putperst şölenlerine göndermiş herkes gidince putların bulunduğu binaya girerek, putların önüne yemek koymuş "yemez misiniz" diye sorarak onlarla dalga geçmiş peygamber. sonra bütün putları kırarak baltayı sağlam bıraktığı büyük putun boynuna asmış ve gerisin geriye oradan uzaklaşmıştır.
bayram alanından dönen kavmi, bütün putların paramparça olduğunu görünce telaşa kapılmış müsebbibini aramaya başlamış ve "hastalığını bahane ederek putperest şölenine gelmeyen sadece o vardı, uzun zamandan beri de putlarımızı zemmeden sözler söylüyordu mutlaka o yapmıştır" diyerek kendisini aramaya başlamıştır. yakalanıp getirilince "putlarımızı sen mi bu hale getirdin" diye soranlara "bakın balta büyük putun boynunda mutlaka o yapmıştır" diyerek cevap vermiş ve kavminin akılsızlığını yüzlerine vurmuştur.
lakin yine de kendisini kurtaramamış ve kavmi kendisini nemrud'a şikayet etmiş nemrud da "büyük bir ateş yakın uzaktan onu ateşe atalım kurtulalım" diyerekten cezayı kesmiştir. büyük bir ateş hazırlanmış ve kendisi bir mancınıkla ateşe atılacakken melaikeler hz. allah c.c.'ne "yarabbi müsaade edersen gidip kulun ibrahim'e yardım edelim" diye müracaatta bulunmuşlardır. hz. allah c.c. "gidin ama o sizin yardımınızı kabul etmeyecektir" diyerekten onlara müsaade etmiştir. büyük melaike gelip "ya ibrahim, allah'ın verdiği izinle sana yardım etmeye geldim "ya da geldik" demiş o da hz. allah'ın istediği o meşhur cevabı vermiştir: "hasbünallahu ve ni'mel vekil. ni'mel mevla ve ni'mennasir". yani "allah bana yeter en güzel dost en güzel yardımcı o'dur"
işte bugün bile müslümanların dilinden düşürmediği bu meşhur cümleyi ilk kuran kişidir bu büyük peygamber.
nemrud'la olan muhabbeti ayrı bir güzeldir. nemrud kendisine "ey ibrahim, putlarımızı inkar ediyor görmediğimiz duymadığımız bir ilahtan bahsediyorsun. hepinizin ilahı ben değil miyim? diye sorduğunda "benim rabbim dirilten ve öldüren'dir sen de bu meziyet ne gezer" bab'ında cevap vermiş nemrud'da aklı sıra ilahlığını ispat etmek için hür bir insanı çağırıp zindana attırmış, hapisteki bir mahkumu da serbest bırakarak "gördün mü ben de insanları böyle öldürüp diriltiyorum" demiştir. bunun üzerine bu büyük peygamber "benim rabbim güneşi doğudan getiriyor hadi sen de batıdan getir de görelim" diyerekten nemrud'a mukabelede bulunmuş nemrud şaşkın ördek gibi kalakalmıştır.
üstelik lut kavmine gönderilen melekleri ilk misafir eden de kendisidir. misafirlerin geldiğini görünce adeti üzerine güzelce ağırlamış semiz bir buzak kızartıp önlerine getirip ziyafet vermiştir. lakin misafirlerin yemeklere el sürmediklerini görünce kendilerinden ürkmüştür. bunun üzerine misafirler "ey ibrahim, bizler, hz. allah'ın lut kavmine murad ettiği azap emrini yerine getirmekle görevlendirdiği melekleriz" diyerek verdikleri cevap karşısında "yalnız orada hz. lut peygamber ve hz. allah'a iman etmiş kimseler var" diyerek mü'minlere olan düşkünlüğünü dile getirmiştir. melekler de kendisine "hz. allah'ın izni ile onları kurtaracağız ve kafirlerini hepsini de helak edeceğiz" diyerek endişesi giderilmiştir.
en meşhur duası "allah'ın soyumdan namaz kılan zekat veren salih evlatlar gönder" mealindeki duadır ki bütün çocukları ve torunları peygamber olarak dünya üzerine yayılmışlardır. büyük oğlu ismail aleyhisselam silsilesinden hz. peygamber efendimizin dedesidir. küçük oğlu ishak aleyhisselam silsilesinden de hz. yakub, hz. yusuf, hz. musa, hz. isa gibi israil oğullarına gönderilen peygamberlerinin atasıdır.