ev arkadaşı

entry313 galeri
    112.
  1. aman düşman başına!

    2 yıldır çok samimi arkadaştık madem dedik böyle iyiyiz aynı eve çıkalım. kabus böyle başladı. annesinin dediğine göre evde daha önce bir tas çorba pişirmemiş, bardaktan başka bulaşık yıkamamış kız 40 yıllık ev hanımı kesildi başıma. ben ki yıllardır evde salon senin mutfak benim işten işe koşulmuş, 1 sene boyunca kendi evinde tek başına yaşamış bir kızdım lakin yaptığım yemekler sultanımızca yağlı, yıkadığım bulaşıklar pis bulunuyordu.

    bu mutfak tartışmalarına, evimize gelen embesil köpeği eklendi. hayvanın tek yaptığı oraya buraya sıçmak, tüy döküp yatmaktı. evdeki kesif bok kokusunu anlatacak cümle bulamıyorum. ağır kanlı gezenti sultan evin bu halini sallamamaktaydı.

    nihayet evimizi bok götürüyordu. onun pisliğine karşın tüm işi ben yapacak değilim ya nidalarım birleşmiş evde su değen tek şey ikimiz kalmıştık.

    bu arada benim eşylarımı kullanma evresi başladı. cömerttim paylaşımcıydım o da bunun farkındaydı ve özellikle makyaj malzelerini rafa kaldırmış bi fiil benimkileri kullanmaya takmıştı. arkadaşımdı feda olsundu sesimi çıkarmıyordum ben izin vermiştim sonuçta.

    günler geçerken eski sevgilimle barışmam gerginlikte yeni bir evreye taşıdı bizi. oldu olası ondan haz etmez tam anlamıyla kıl olurdu. sevgilim de öyle. artık evdeki savaşta üç kişi idik. ben sevgilim ve haşmetlimiz. sevgilim eve her geldiğinde imalı laflar, surat asmalar birbirini takip etti. biz uyurken odaya dalmalar, maç izlerken dizi diye tutturmalar... sevgilim herşeyin farkındaydı ve o da artık işi inada bindirmişti. neredeyse hiç dışarı çıkmıyor tüm zamanı inadına evde geçiriyorduk. maksat varlığıyla rahatsız etmekti. ama bu durum ilişkimizi de yıprattı ve bir nevi ev arkadaşımın sayesinde sevgilimden ayrıldım.

    o sıralarda eşyaları kullanma olayı tavan yapmıştı. eşyalarım onun odasından çıkıyor, bazıları 2-3 gün odama uğramıyordu.cömerttim ama enayi değildim. yine böyle bir günde allığımı bulamanın siniriyle odasına girdim. sultanımız mışıl mışıl uyuyordu. aradım taradım allık odada yoktu. son çare çantasını açtım. ordaydı hem de en dibinde. aldım ve sinirle kapıyı çarpıp çıktım. muhteşem bir kavga yaşadık. hakaretler, bağırışlar, en sonun elini kırıp bir tarafına sokmaktan bahsederken kapı çaldı da son buldu.

    bundan sonraki günler ise soğuk savaş halinde geçti. eve bulduğu her adamı topluyor, gecenin 3 ün de tanımadığım adamların kahkahaları salonumuzu çınlatıyordu. sonradan farkettiğim inleme sesleri ise tuz biber oldu.

    evin kirasını peşin ödediğimiz için çık desem de ben parasını verdim kalırım deyip konuyu kapatmıştı. haklıydı maalesef. her gün ne olsa nasıl olsa da gitse planları yapıyordum. ilahi yardım geldi ve beni buldu. apartman sakinleri bunun uyuz köpeğinden rahatsız olmuş hasta bir anne oğul yüzünden gitmelerine karar vermişti. gidersin gitmezsin falan filan derken bugün akşam üstü 4 sularında anahtarları teslim edip kapıyı çekti ve çıktı. bu satırları tek başıma kalmış olduğum güzel evimde yazıyorum. çok mutluyum.

    bunun gibi ev arkadaşı düşman başına!
    0 ...