Siz ki cumhuriyet tarihinin en insafsız ayaklanmalarından birinin temelinde yatan bu ortaçağ zihniyetine göz yumdunuz,
siz ki bu katliamın ardından adil bir hukuk süreci işletmediniz,
sadece kalabalıktan göstermelik olarak topladığınız sanıkları yargıya taşıdınız,
elebaşlarının örgüt liderlerinin peşine düşmediniz,
siz ki sözde aranan firari sanıkların T. C. Sınırları içinde evlenmesine,
askerlik yapmasına,
ehliyet almasına olanak sağladınız;
siz ki bir insanlık suçunu zaman aşımı ile yüzyüze bırakacak altyapıyı sağladınız,
siz ki 18 yıldır eyleme geçen cehalet ile savaşmadınız, Sivas katliamının ardında kalan karanlıkları aydınlatmadınız!
Öyleyse bugün bu insanların senede sadece bir gün -o da kendi başlarına geldiği için- toplanmalarını yasaklayamazsınız.
O günü tekrar yaşamak bile ne kadar ağırdır bilir misiniz?
Sizin hiç babanız yandı mı?
Hiç evladınız öldü mü?
Siz kimi o otelden uzak tuttuğunuzun farkında mısınız?
Oradan uzak tutamadıklarınızı adaletten uzak tutmayı pekâla biliyorsunuz.
Sivasta deprem ya da sel gibi bir doğal bir afet yaşanmadı.
Orada gözü dönmüş bir kalabalık insanları öldürdü.
"Olaya insan merkezli baktığımız için hiçbir ayrım yapılmadı" diyemezsiniz.
Orada insanlar tesadüfen ölmedi