" bir olu dalga, suramda tam
coskusu icinde sakli, gurultusu
bu kuru dal parcasini o getirdi dun aksam
birakti yuregime, en once beni gordu
yok hayir, yalnizca beni gordu de ondan
konusur gibiydi cunku dokundukca govdeme
bir yangina daha ugrasam
bir yangina daha ugrasam.
her seyden habersizdim once
bir gok yapiyordum deniz kabuklarindan
senin cocukca gulusune benzer bir gok
tersyuz ettikce onlari bir solan bir parildayan
bak, sana bir sey soyleyeyim mi
vardir ya hani bir deniz kazasindan
yeni kurtulmus bir kiz cocugunun gozleri
bir yasam boyu saskin ve kimildamadan bakan
o kadar bencilim ki, anla
sana ben verdim bu gozleri, ben armagan ettim anlasilan.
gun geldi daha baska seyler de verdim sana
karisti inceliklerimiz, az da olsa, gercekte bir hircinlikti benimkisi
ama ben cekinceye kadar bu ortuyu ustume
yatagini iyi bilen bir nehir gibi
aradan yillar gecti, sanmam ki degisirim
kuskum yok, degisemem elbette
bunlari soylemek icin bir raslanti bizimkisi.
ne cikarmis az icsem, butun butun biraksam da ickiyi
inanmazsin hic mi hic sevmiyorum zaten
yazdan kalma bir bitkiyi cikarip
doldurur gibi oyugunu
ya da bir hastayi duzeltircesine yataginda
yalnizca yerine koyuyorum onu
belki ozenle biraz, biraz da dikkatle belki.
kisaca soyleyeyim anlamak yordu beni
o kadar varim, o kadar da yogum ki iste
bir aslanim ya da bir aslan parcalamis beni
ama istemem bu olu dalga dokunmasin sana
vurdukca govdeme gerisingeriye donen
cunku ne yasadin, ne de dunyayi tanidin daha sen
oyle bir basina, umursamadan kimseyi
istemem bu olu dalga dokunmasin sana
vurdukca govdeme gerisingeriye donen. "