incisözlük için bozbaykuşlar neyse, ulu için söykü o. arada tek fark var, imkansızlıklara rağmen başarıyla sonuçlanan bir bozbaykuşlar projesine karşılık, her türlü imkanı olmasına rağmen bazı insanların egoist tavırları yüzünden bir yere gelemeyecek söykü.
bir ya da iki tane öyküyü okumuşumdur. bide adambovary'nin daktilo konusunu eleştirmek için yazdığı öyküyü okudum. o tabi sayılmaz. ama mükemmel yazmıştı.
öyküleri gıdım merak etmiyorum. hiç biri sikimde değil okumam bile. çünkü benim için hiç biri bir anlam ifade etmiyor. bir insana otur bilmem ne konusu hakkında yazı yaz derseniz, ortaya çıkacak olan yazı kesinlikle samimi olmayacaktır. çünkü konusunu bile siz seçiyorsunuz. öykü dediğin adamın bir anda içinden gelecek kafasına estiği gibi bir anda yazacak. beğenirse yayınlanacak.
şimdi diyeceksiniz "ee o zaman ne işin var bu başlık altında bide utanmadan yorum atıyorsun, yarram?" bende size diyeceğim ki burada ciddi bir adaletsizlik var.
ilk başlarda tüm hikayeleri seçen experimental. şimdi ise bir kurul kuruldu, aslına bakılırsa kurulda olan kimsenin hikaye yazma hakkı olmamalı. madem seçecek olan onlar, kendi hikayelerini mi seçecekler? istediği kadar kaliteli olsun. bir jüri hem yarışmacı hemde kendisine puan verecek kişi olamaz.
bu yüzden bu kuruldaki kimsenin yazı yazma hakkının kalmaması gerekiyor. gerçek bir adaletten bahsedeceksek. bunun yanı sıra yazıları seçilemeyen kişileri küstürmemek için yapılması gereken tek bir şey var ki bunu daha önceden biradetbeyfendi'ye söylemiştim. bir yazısı seçilen kişi 5 bölüm boyunca yazmayacak. onun yerine ama iyi ama kötü, diğer yazanların yazıları eklenecek. yoksa ileride bazı yazarlar söyküyü tekeline alacak. mesela experimental, biradetbeyfendi, piyonla evlenen vezir gibi. bu şekilde devam ettirdiği takdirde, zaten kurulda olan ve her hafta %100 oranla öyküsü yayınlanan bu kişilere bir sürü yalak dadanacak "abii beni de sizin takıma alsana" diye. kimilerinin egosu okşancak dahi olsa bu durumdan dolayı, söyküyü okuması gereken bizler bu durumdan bir hayli rahatsız olacağız.
velhasıl kelam, bir iş yapıyorsan doğru yapacaksın, hakkını vereceksin. aga en iyisi benim, bunu ben ürettim, benim yazılarım olacak eğer bir alternatif yol bulunması lazımsa kendim bulurum sizi siklemem eeheheheh falan filan diyen zihniyet bir arpa boyu yol gidemez. zaten çok sikik bir dergi. bi işe yarasın bari. sözlükte öykü yazmayı seven arkadaşların gaza gelmesini sağlasın diye şu eleştiriyi yapıyorum. yoksa zikime kadar yolu var.
haa dostlar bu arada, bozbaykuşlar nasıl bu kadar tutuldu derseniz yardımlaşmayla, paslaşmayla. adamların yol parası olmayanlara yol parası verdiğini, bilet alıp birbirlerinin paralarını ödediğini biliyorum.
eğer söyküyü bir yere getirmek istiyorsanız ki ben eminim bi zikim olmayacak umarım yanılırım, yanılırsam da çok zikimde. yapmanız gereken ben değil biz mantığını benimsemek. söykünün uludagsozluk için var olduğunu unutmamak. söykü bazı yazar kişilerin egosu kabartılsın diye var olmamıştır diye tahmin ediyorum. öyle mi oldu yoksa? egosuna sürttüklerim.
egolarınızla lego yapar oynarım, dağılın.
edit: biradetbeyfendi'nin bireysel düşünmeyerek söyküye yararlı olmak adına öykü yazmayacağını ve gelen entryleri profesyonel bir tarzda inceleyeceğini öğrendim. kendisini tebrik ediyorum. geri kalanlarında kendisi gibi olduğu takdirde fazla şikayet edilecek bir şey olmayacağını düşünüyorum.
egolara dikkat. bazen öylesine yükselir ki devrildiğinde altında ezilirsiniz. yazık olur.