tür olarak farklılaşsalar da biçimsel anlamda hikayeler romanların daha dar alana sıkıştırılmış halleri gibidir. hatta, şiirler de hikayelerin. dolayısı ile hikaye yazarken size ayrılan sahayı daha özenle kullanmanız gerekir.
okuyucu, bir paragraf içerisinde dizgilenen cümlelerin her birinden, işin özüne yönelik ve onu betimleyen anlamlar çıkarabilme isteği duyar ki yazarın bunun aksine yönelen tavırları, okuyucuyu aslında var olmayan ya da yazılan bir tümcede zaten verilmemiş bir mesajı algılamaya çalışma açmazına sürükler. yazarın bu tür davranışları, okuyucunun hikayeden kopmasına neden teşkil ettiğinden hiç istenmeyen eylemleridir.
yazarının, çok okuyan ve donanımlı bir kişi olduğu kurduğu cümlelerin zarafetinden hemen belli oluyor ama yazılanın bir hikaye olabilmesi için içerisinde okuyucuyu kendisine bağlayan, kimi zaman şaşırtan, kimi zaman endişelendiren, kah heyecanlandırıp kah hüzünlendiren bir hikaye olması gerekiyor. her şey var bir o yok malesef ama olabilir de... zira, yazardaki o kapasite fazlasıyla seziliyor.