bundan tam 20 yıl önce; teknolojinin dünyanın hiçbir noktasındaki hiçbir şeyin gizli kalmasına izin vermediği bir dönemde, şu yazıyı okuyan hemen herkesin yaşadığı nefes aldığı telefonla konuştuğu televizyon izlediği bir dönemde, 400 gün boyunca kuşatma altında kalan 3 bin kişilik bir kasabanın bu kuşatma sonrasındaki tek bir gecede akla hayale gelmeyecek, insanı insanlığından utandıracak vahşetlerle, acımasızlıkla yapılan işkencelerle katledildiği sistemli bir katliam yani "soykırım" dır.
bugün izmir'de türk-azeri birliği tarafından belgeseller ile sunulan katliama, katliamdan sürünerek kurtulmuş 3-5 insan gelmişti. gözlerinin gördüğü işkenceler öylesine akla sığmaz, öylesine utanç veriricydi ve yaşadıkları için kendilerinden öyle nefret ediyorlardı ki sanki 3-5 karaltı yürüyordu salonda.
ermenilerin "türkler bizi gebertti, hiç bir tane kalmadık" yalanlarını ayyuka çıkarma nedenlerindne biridir hocalı soykırımı. bundan epi toğu 20 yıl önce "türk çocuklarının derilerini yüzüp bağırmamaları için annelerinin memelerini kesip ağızlarına verdik, çok güzeldi" diyerek anlatmış olduğu o geceyi yok saymak içindir. ve ne yazık ki tüm dünya gözler önnde gerçekleşen bu olayda 3 bin insanın yaşadığı bu küçük kasabayı tamamen "sahipsiz" ve "kimsesiz" bırakmış; bugün de hala sahip çıkmamıştır.
bu yazının aslında ait olması gereken tam başlık da şudur: hocalı soykırımı
hocalı soykırımı unutmayın, unutturmayın: 26 şubat, bu soykırımın yıl dönümüdür.