sözlükte kemalcilerden çok kemalci musevi kardeşimiz. ama bu ülkede hiç bir zaman gayrimüslimlerin, azınlıkların değeri olmadı hep kovulması , temizlenmesi gereken öğelerdi.
(bkz: matild manukyan)'ı milliyetcilere yardım etmeye itecek koşullar neyse bu arkadaşımızı kemalistleri savunmasına iten sebebler de aynıdır.
işte atatürk'ün azınlıklara karşı düşünceleri.
cumhuriyetin ilk yıllarında yurdumuzun çeşitli yerlerinde devletinde alttan alttan desteklediği gruplar musevilerin ve diğer gayri müslümlerin mallarına saldırıyorlardı. bu saldırılar sonuçu bir çok trakya ve ege yahudisi evlerini arsalarını yok pahasına satarak o zaman ki filistine kaçma yollarını arıyorlardı. tam o günler de atatürk çanakkale'ye gelir. bir musevi bir yolunu bularak kendini atatürk'ün önüne atar ilk başta korumaları uzaklaştırmak istesede atatürk musevi vatandaşın konuşmasına müsade eder.
-alıntı-
- bırakın gelsin! dedi.
bu musevi vatandaş, atatürk'ün önünde ellerini açtı, omuzlarını yukarıya kaldırarak:
- paşam bizi kovuyorlar. biz ne yapacağız? dedi.
atatürk bu şekilde önüne atılan bu adamın ne demek istediğini ve kim olduğunu derhal anlamıştı. buna rağmen sordu:
- sen kimsin?
- ben paşam, çanakkale musevileri'nden avram palto.
- sizi kim kovuyor? hükümet mi? kanun mu? polis mi? jandarma mı? bana söyle? dedi.
bu musevi vatandaş durakladı, şaşaladı. biraz sonra kendini toparlayarak cevap verdi:
- hayır paşam, halk kovuyor.
atatürk, bu adamın yüzüne dikkatle baktı, gülümsedi ve: