seni sevmiyorum

entry105 galeri
    64.
  1. onu seviyorum diye devam ederse tam verimle çalışır.
    oturur, duyamayacağı cümleler kurarsın:

    elli lira param ve çok sıkıcı anılarım vardı. hiç terk edilmemiş ama bir kere allah çarpmış kadar olmuştum. elektrik yoksa çay içilmeyen bir evde oturuyordum ve elektrik yoktu. ağzı bozuk oluşuma aldırmadan "senden çok güzel bi' öğretmen olur," dedi. garip bir şekilde söylediği her şeye inanıyordum. daha önce de birkaç kadına kendilerini sevemeyeceğini anlatan açıklamalar yaptığını ama hiçbirinde bu kadar üzgün olmadığını söyledi, ben buna da inandım. sesi aklımı başımdan alabilecek kadar güzeldi, mimikleri de öyle. dinlediği adamlarla, hep gardını almış suratıyla mutlu değil de beni kandırıyor gibiydi. bazı hataların yapılmak zorunda olduğuna inanıyordu ve karşısındakilerin o hatalara aşık olabileceğinden habersizdi.adı çok çirkindi ama ben aramızdaki, mesafe demeye şahit gereken, boşluklarda adını söylemeyi severdim. dünya üzerinde bir kontenjan boş diye var edildiğime inanıyordum ve muhattabını o sıralar kaybetmiş bir şarkım vardı. bencil olduğumu söyledi. "kafamı karıştırıyorsun ama emek önemli bir şeydir," diye ekledi. sustum çünkü onu bir başkasından daha çok sevebileceğime inanmamın bencillikle hiçbir ilgisinin olmadığını ona açıklayamazdım. sokağı pencereden bakılınca gözükmeyen ve boş duvarları olan bir evdeydik. ve ben boş bir duvara saatlerce bakabilirdim. sinemaya, tiyatroya, konsere, parka gitmemize gerek yoktu. onunla o duvara saatlerce bakabilirdim. hiç paramız olmasa da olurdu, ben yaşamı da yaşam standartları lafını da unutabilirdim.

    odamdaki eşyaların yerlerini değiştirdim bugün. bir evde bir şeylerin yeri değişiyorsa o evde uzun süre yaşanmış demektir. altı ay oldu değişen sadece eşyaların yeri.
    0 ...