çeşitli markaların topluca bulunduğu yerlerde, çiftlik hayvanlarının yaptığı gibi, yer, içer, izler, alışveriş yapar, sıçar, tekrar yer, sıçar, işer, kusar, acıkır, uyur, sıçar, sıçar, sıçar, sıçar.
sıçtığı tuvalet yetersiz gelir, gün ışığına hiç çıkmadan metro yoluyla direk başka bir avm ye gider.
orada da yemek yer. kıyafet bakar. avmlerde şık gözükmek için avm den kıyafet bakarlar.
domuzlar gibi yemek yerler. yan taraftaki tuvalete sıçarlar. sıçarlar ama temizlemezler. diğer bir insancık gelir
onun üstüne sıçar. sıça sıça boktan bir dağ yaparlar. tüm tuvaletten çıkan bok kokusu festfud markalarının et kokusuna karışır.
geçenlerde bir grup için rakınkoka gittim, ana sahnenin yanında tuvaletler vardı. rakınkok zaten bir marka festivali. başka hiçbir amacı yok. efendim rüzgar esiyor duman çıkmış "sadece koklayacaktım" şarkısını söylüyor, seyyar tuvaletlerden esip gelen bok kokuları, direk ana sahnenin önünde. hayır yanında burger king var ve insanlar domuz gibi tıkınıyor tuvaletin yanında. tam masalara en yakın tuvalete gidip hunharca sıçtım. aslında megafon olsaydı götüme dayayıp sıçabilirdim. olsun. unutmuşuz. yani böyle böyle
"sadece koklayacaktım" derken harbi bok koklayarak söyledik şarkıları. limp bizkit çıktı artık bok değil "insan ölüsü sindirip sıçmış insanın bok kokusu" geliyordu.
konu biraz dağıldı sanırım. uzun zamandır uzun entry yazmyınca birikmiş. bu aralar sadece "bkz" veriyoruz. malum sürekli
entry siliniyor. uzun uzun yazıyoruz sonra silinince komik oluyor.
ya bunlar hayvan ya. bunlar zaten mutasyona uğradı. bırakın sıçamayana kadar yesinler. en sonunda kapitalizmle
beraber kendilerinden parça kese kese yiyecek kadar delirecekler. babadan oğula nesil oldular.