Ne kadar çok otel, pansiyon odasında ne kadar çok zaman yalnız kalmış. Birkaç sefer dışında, hep yalnız. Evliliğin ilk yıllarını saymayalım. Kocası tarafından tapılan bir kadının ilk evlilik yıllarında otel odalarına ilişkin tek anlam, sürekli bir boşalım halidir. Dediklerine göre, ilk aşkından öç alırcasına seviyormuş kocasını. Onu hep istiyormuş.
Erkek zaten doymak bilmemektedir: Kollarıma gel hadi, atla!
Terbiyeli köpek, hemen atlıyormuş.
Yine gel, hop!
Yine geliyorum, ıyk ıyk ıyk ıyk!..
Bir kez uyarılmaya görsün,
genç kadın da bitmeyen
bir orgazma yakalandığını anlar.
Hem neden yalan söylesin ki, bunda da hoşnutsuz kalınacak bir yan bulmaz. Sadece uyku saatleri birbirine karışmış, arada bir deniz kıyısına indiğinde ise afyonlanmış bir hali varmış. Fakat erkekçiği kartal kanatlarını görkemle çırpıyor, yüreklendirici:
Unutma, tatildeyiz.
Evet, tatil...
Oteli sevdin değil mi?
Ucunda ayrılık olmadıktan sonra...
O halde: Sürekli gidilir.
iyi otelse iyisinde,
kötüyse kötüsünde.
Burada da mı?
Ama bitanem, ne önemi var, tatildeyiz.