intihar etmek

entry1518 galeri video3 ses1
    253.
  1. bir akşam televizyon karşısındayken nefes güçlüğü hissedersin. aldığın nefes yetmemektedir. "boğularak ölecem" diye düşünmeye başlarsın. acilen hastaneye gidilir, kalbe vakum yaparak yapışan o plastik şeylerden takarlar. iki öksürürsün, sonra derin derin nefes alırsın. sırtındaki steteskop buz gibidir. herkesin orasına burasına koydukları steteskobu boynuna koyarlar. "sigara var mı" diye sorarlar, "hayır kullanmıyorum" dersin. "senin bir şeyin yok, psikolojiktir" deyip evine gönderirler.

    bir hafta boyunca nefes güçlüğü hissedersin, daha sonra geçer. ama sonra bir şey olur. aniden karamsar olursun. sabah akşam ağlamak istersin, durmadan, bıkmadan sebepsizce ağlamak... herkes seni şımarık olarak görmeye başlar, çünkü sen zorluk nedir görmemiş, sıkıntılı zamanlarda yaşamamış bir insansındır. anlatmayı denersin, kötü hissettiğini anlatmaya çalışırsın ama herkes seni başından savuşturmaya çalışır.

    uzun bir süre, ya kanser olursam, ya şeker hastası olursam, ya çözümü olmayan bir hastalığa yakalanırsam diye düşünüp hayatı kendine zindan edersin. olasılıklar dünyasında kaybolursun, sürekli "ihtimalinin ihtimalini" düşünürsün. o kadar acınası bir duruma gelmişsindir ki dikkat çekmek ve ilgiye olan açlığını gidermek için kendini acındırmana gerek kalmaz.

    bu kadar ölümden korkmak bir süre sonra bağışıklık kazandırır bünyeye. ölümden korkmazsın. bilirsin ki yaşadığın müddetçe ailen dışında kimsenin zerre sikinde olmamışsındır. zaten saçma sapan takıntıları olan, aşağılık kompleksli bir insansındır. yaşamı çok sorgulamışsındır. farkındalık denen o illetin ne kadar acımasız olduğunu anlarsın. bunca zamandır deneyip de bağlanamadığın dine koşulsuz inanmak istersin, istersin ki yaptıklarının bir amacı olsun. ama aklın, mantığın kabul etmez dini. keşke istediğim şeye inanabilsem diye düşünürsün.

    eski heveslerinden zerre kalmamıştır artık. her yaptığın eylemde anlamsızlık görürsün. ne de olsa öleceksindir zira. e o zaman ben niye yaşıyorum bu siktiğimin hayatını diye bağırmak istersin ama bağıramazsın, utanırsın. kendinden utanırsın, nefret edersin.

    artık benliğinin üstünde dolaştığını, benliğinden ayrılmaya başladığını hissedersin. her balkona çıktığında "burdan atlasam ölür müyüm" diye düşünürsün. google'a en acısız intihar şekilleri yazıp aratırken bulursun kendini. evde tek başıma kalsam da gazı açsam diye fır dönersin. sonunda tek başına kalırsın evde. mutfağa yavaş adımlarla gidersin, elini gaza doğru yavaşça uzatırsın...

    ama intihar edecek kadar cesur olmadığını biliyorsundur. bu nedenle hayatın boyunca bir korkak olarak yaşayacağını farkedip, oturma odasına televizyonun karşısına geçip uzanırsın ve sabah olmasını beklersin...
    0 ...