mezarlık

entry144 galeri video3
    53.
  1. tanım : ruhunu kaybetmiş her varlığın, çürümesi için terk edileceği çukurların bulunduğu masum ve sessiz bir bahçe, mabed.

    odam hiç olmadı benim. kendimi bildim bileli koltuklarda yatmışımdır. işediğim zmanalar annem çok kızardı oturma odası çiş koktuğu için. yatağıma işemek nedir hiç bilmedim. hep koltuklara...

    odam hiç olmamıştı benim uzuuuun bir süre. ne bir çalışma masam, ne bir rafım, ne de yatağım. sadece halılarım oldu, ve ababmın porno kasetler izlediği videonun üstünde duran bir televizyon.

    odam hiç olmamıştı benim, şöyle kızdığımda kapısını hışımla çarpayım, yatağım olmadı ki hiç üzüldüğümde kendimi üstüne atayım, kapanıp saatlerce ağlayayım. ağlayamadım da zaten, onu bile çok gördüler. yasaklandım, susturuldum, içime gömdüm her şeyi; kendi mezarlığıma, bembeyaz mezarlığıma.

    ........

    evim de olmadı ki zaten. o evden o eve atıldı hayatım. kirasını ödeyemedikleri için benim aldığım nefesin, soğuklarda buhar oluşunu gördüm sokaklarda; yatacak yer kaygısını bildim hep. ya bu gece soğukta, yatacak yer bulamazsam. ya yine evden atarlarsa?

    evim olmadı benim zaten hiç, öyle ilkokul resimlerindeki gibi bacası tüten. yanından ne dere geçti evimin, ne bahçesinde bir ağaç oldu üstünde parlayan kırmızı elmalarla; ne de bisiklet oldu kapısının önünde zinciri atık diye bir köşeye bırakılmış.

    evim olmadı hiç benim penceresinden bir ailenin dışarıdaki kar yağışını mutlulukla izlediği.
    olmadı.

    ............

    içimde ne varsa gömdüm kara toprağın içine.
    içimde ne varsa söndürdüm yeşil gözlerinin pırıltısında.
    içimde ne varsa bembeyaz, boyadım al kanınla kırmızılara.
    içimde ne heves varsa, sardım seninle birlikte 4 metrelik beyaz bir bez parçasına.
    içimde ne varsa tertemiz masumane, yıkadım seninle gasilhanede; sen arınırken üstündeki pisliklerden; ben boyandım leş gibi karanlıklara.

    içimde ne varsa kusuyorum artık, istediğin iyi biri olmayacağım, isyan etmekse evet; çünkü ben koydum seni o mezara.
    çürüyüşünü gün be gün ben takip ettim, ben düşündüm vücudunda dolaşan böceklerin attığı her adımı.

    içimde ne varsa sana dair, bir bir ölüyor ve öldükçe diriliyor. tırnaklarını geçirerek çıkıyor bedenimden, paramparça, simsiyah.
    içimde ne varsa sana dair, koca bir yumruk oldu boğazımda, dev bir kara delik oldu. sen öldün ya, olan ne varsa işte o dakikadan sonra oldu.

    ........

    senin bir odan, bir yatağın, eşin, çocukların ve hayatın oldu da ne oldu?
    yanıldın değil mi? gördüğün sadece bir hayal sahnesiydi. benim model'im sen bile yanıldın.

    evindesin şimdi. yerin 2 metre altındaki odanda. güneşsiz, ışıksız, sessiz, soğuk, kokmuş, çürük, karanlık, adi, pislik, iğrenç, ama en önemlisi herkesten uzak odanda.

    çıkardın tüm kıyafetlerini. koydun ruhunu küçük bir buluta; cildini buruşturup attın bir çöp kutusuna. kemiklerini yatırdın, sırf oradaymışsın gibi düşünsünler, orası bir şeylerle dolu olsun diye.

    mezarındasın. mezarımdasın. hayatımın içindeki koca mezarlıksın.
    dualarla, ağıtlarla,acılarla, isyanlarla dolaştığım mezarlığımdasın.
    kokun bile yok.

    kalbimdeki, aklımdaki mezarlıkta salına salına dolanmaktasın.
    bembeyaz mermerler arasında, dört duvar arasında.

    yetmez mi?
    0 ...