kadın

entry2419 galeri video16 ses2
    801.
  1. hiç kimse ihtiyarı haricinde kendisinde bulunan vasıflardan dolayı kötülenemez, kınanamaz ve şiddete veya olumsuz davranışlara maruz bırakılamaz. çünkü bu özellik(ler) kendi isteği dışında olmuştur ve bunda bir dahlinin olması gayr-ı kabili mümkündür. irk, cinsiyet, renk…bunlara verilecek örneklerdendir. bir insanın kadın veya erkek olması tamamen allah’ın takdirindedir ve kimseye bu hususta bir seçme hakkı verilmemiştir. bu mevzudaki önemli bir nokta da, seçimi insanlara bırakılmamış vasıfların bir hikmete mebni olması ve bu sebepten dolayı bu özellikler arasında mutlak manada bir üstünlük ve aşağılık durumundan bahsedilememesidir. nasıl ki arabın aceme (arap olmayana), acemin araba üstünlüğü yoksa erkeğin de kadına veya kadının erkeğe mutlak anlamda bir üstünlüğü yoktur. yani allah kimseyi bu anlamda dezavantajlı olarak yaratmamıştır. “mutlak” kelimesi burada kritik bir rol oynamaktadır. duruma göre kadın erkekten üstün ve aynı şekilde erkek kadından üstün olabilir. ancak her manada biri diğerinden daha üstün ve yüce yaratılmamıştır. zira allah adildir ve kullarına asla zulmetmez.

    bu anlamda fıtrata, insanın temiz yaratılışına birebir uygun olarak gönderilen islam dininde kadının aşağı olarak görüldüğü düşüncesi asla söz konusu olamaz. aslında kadın ile erkek arasında yukarıda bahsettiğim şekilde mutlak eşitlik yani allah yanında eşit olmaları durumu çok net olmasına rağmen neden hâlâ islam’ın kadına erkekten daha az değer verdiği düşüncesi kafalardan silinip atılamamıştır? bu konu neden sürekli insanların kafasını meşgul ediyor ve müslümanlarda bir savunma psikolojisine sebep oluyor? bu tarz düşüncelerin hâlâ var olmasında iki faktör rol oynamakta: islam dışı düşüncelerin dezenformasyonu ve Müslümanların islam’ın kaynaklarına muhalif yorumlamaları ve bunun beraberinde gelen uygulamaları. islam’ın pir-u pak buyruklarını kendi mekruh düşünceleriyle kirletmek isteyen kötü niyetli unsurlar sırf insanların kafalarını karıştırmak için ayet ve hadisleri farklı yorumlamış ve maksadından tamamen farklı anlamlar vererek, safi zihinleri bulandırma azmi içerisinde olmuşlardır. bu fikirler sadece islam dışı unsurların eserlerinde kalmamış, içimizde iyi ve kötü niyetli bir çok insanı da etkilemiştir. bunun haricinde ataerkil bir yapı arz eden örf ve adetlerimiz, temel kaynakların önüne geçmiş ve müslümanlar alışkanlıklarını islam’a uyduracaklarına tam tersini yaparak ayet ve hadisleri ya farklı yorumlamışlar veya bilerek bunların tersi bir hayat yaşamışlardır.

    kur’an’da ve hadislerde kadın erkek eşitliğine dair onlarca şey olmasına rağmen birkaç örnek vereceğim sadece:

    rableri, onlara şu karşılığı verdi: “ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. sizler birbirinizdensiniz. hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. mükâfatın en güzeli allah katındadır.” (al-i imran, 3/195)

    ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır. (hucurat, 49/13)

    peygamberimiz aleyhisselatu vesselam buyurdu ki:

    rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve peygamberiniz de birdir. arabın aceme (arap olmayana), acemin araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. üstünlük ancak takva iledir. (ibni neccar)

    allahü teâlâ, cahiliyet övünmelerini sizden kaldırdı. hepiniz âdem aleyhisselamın evlatlarısınız. âdem ise topraktan yaratılmıştır. (tirmizi)

    çok net bir şekilde allah, üstünlüğün sadece ve sadece takvada olduğunu yani, allah’ı hakkıyla bilerek ona saygı gösterme ve o’na ibadet etme ve o’ndan gereği gibi korkmada olduğunu bildirmiştir. bunun haricinde başka manalar başka yorumlar çıkarmak ya abesle iştigaldir ya da kötü niyettir. hal böyleyken islam’ın kadınlar hakkındaki görüşleri söz konusu olduğunda duyarlılık sahibi müslümanlardaki kasılmayı anlamak gerçekten mümkün değil. allah’ın kulları arasına bir fark soktuğu düşüncesi tamamen gayr-ı islami’dir. islam’da peygamberlik haricinde her şey isteyerek, çalışarak, sabır ve sebat ile azmederek ele geçirilebilir.

    bu dünya bir imtihan dünyasıdır. ancak herkese farklı sorular sorulmaktadır. bazen sorular birbirleriyle benzerlik gösterse de hiçbir şekilde aynılık söz konusu değildir. herkes farklı avantaj ve dezavantajlarla bu dünyaya gönderilmiştir. hiç kimse için sadece dezavantajlık veya sadece avantajlık asla söz konusu değildir. ancak herkeste olumlu özellikler kesinlikle olumsuzlardan çok daha fazladır. allah kulları için aslolarak nimeti yazmıştır. zahirde bazen bu tam görülmeyebilir ancak bu, fotoğrafın tamamını görememekle alakalıdır. görebilen gözler bunu çok net bir şekilde fark edecektir. evvela herkes fıtraten temiz ve günahsız olarak yaratılmıştır. yani herkese doğuştan büyük bir nimet verilmiştir. ancak kimisi fazla güzel olur kimisi daha az güzel, kimi kısa boylu olur kimisi uzun, kimisi beyaz renkli olur kimisi siyah, kimisinin sesi güzel olur, kimisinin bazı uzuvları eksik olur…. bunu sayfalarca uzatmak mümkün. ancak dışarıdan baktığınızda her manada olumsuz bir hayata gözlerini açmış bir kişide bile muhakkak olumlu ve güzel yanlar vardır. sadece bazılarında olumlu taraflar çok barizken bazılarında bu hemen görülemeyebilir. i̇şte islam, herkesteki bu güzelliğin görülmesini sağlayan ve imtihanın diğer bir yanı olan olumsuz durumları bile güzelliğe çeviren mutlak güzellik kaynağıdır. iman etmiş kişi hayatını iyiden iyiye tahlil ederek gerçeği, özü görmesini bilendir.

    yazının devamı için:

    http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=28
    0 ...