akıllara sokrates ve karısı ile ilgili fıkrayı getiren savunma da olabilir.
fıkra:
bir gün sokrates eve gelmiş , her zamanki yerine geçmiş ve çalışmaya başlamış. yine kendi dünyasına dalmış ve bu dünyadan soyutlanıp felsefenin engin dünyasında yol alırken , sokrates'in karısı başlamış şikayet etmeye. ilk başlarda kendi kendine konuşuyormuş , sözüm ona sokrates'ê duyurmak için sesini... daha sonra direkt sokrates'e dönmüş ve yüzüne karşı hayıflanmaya ve şikayetlerine devam etmiş. bağırıp çağırıyormuş fakat sokrates hiç ses çıkarmıyormuş. karısı gelmiş , sokrat'ın başına dikilmiş ve
- bre adam! sabahtan beri sana diyorum! neden hiç konuşmuyorsun? bir şey söyle bari... bıktım kendi kendime konuşmaktan , konuş be adam!
demiş. kayış iyice kopmuş kadında fakat sokrates yine oturduğu yerden kalkmamış ve ilgilendiği işe devam etmiş...
birden karısı gözden kaybolmuş bir hışımla. sokrat yine umursamaz bakmamış bile arkasından.
derken kadın birden elinde bir kova suyla çıkagelmiş ve geldiği gibi suyu sokrates'in kafasından aşağı boşaltmış!!!
sokrates yine sakin. karısı demiş ki:
- buna ne diyeceksin bakalım?
sokrates kapağı kapatmış:
- bunca gök gürültüsünden sonra bir yağmurun geleceği belliydi zaten...