yel eser, umutlar savrulur gider
sensiz bensiz kalir baglar bahceler;
altin gumus nen varsa harcamaya bak
olur gidersin, dusmanin gelir yer.
sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
iki basimiz var bir tek bedenimiz.
ne kadar donersem doneyim cevrende:
er gec bas basa verecek degil miyiz?
dunyada akla deger veren yok madem,
akli az olanin parasi cok madem,
getir su sarabi, alsin aklimizi:
belki boyle begenir bizi el alem/
ferman sende guzel yasamak bizde:
senden ayigiz bu sarhos halimizle.
sen insan kani icersin, biz uzum kani:
insaf be sultanim kotuluk hangimizde?
bu dunyadan baska dunya yok arama
senden benden baska dusunen yok arama
vaz gec otelerden, yorma kendini:
o var sandigin sey yok mu, o yok, arama
su serviyle susen neden dillere destan?
neden hep onlara benzetilir hur insan?
birinin on dili var, bosbogazlik etmez,
otekinin yuz eli var el acmaz, ondan
benim halimden haber sorarsan,
bir cift sozum var sana, yurekten:
sevginle girecegim topraga,
sevginle cikacagim topraktan.
su dunyada uc bes gunluk omrun var,
nedir bu dukkanlarm, bu konaklar?
ev mi dayanir, bu sel yatagina?
bu ruzgarli yerde mum mu yanar?
dun geldi: nedir aradigin? dedi bana:
bensem, ne bakarsin o yana bu yana?
kendine gel de dusun, icine iyi bak:
ben senim, sen ben; aranip durma bosuna
sabah oldu goklere mavi mavi;
doldur, isik doker gibi, kaseyi
aci olmasina acidir sarap:
ama gercek acidir demezler mi?
adam olduysan hesap ver kendine:
getirdigin ne? goturecegin ne?
sarap icersen olurum diyorsun:
icsen de oleceksin, icmesen de
camiye gittim ama kimbilir niye
ne namaz kilmaya ne dua etmeye.
eskiden bir kilim yurutmustum
o eskidi gittim yenisini yurutmeye.