tool

entry338 galeri video9
    41.
  1. lateralus ..
    hakkında ænima kadar çok şey anlatılabilecek bir başka tooL albümü.
    içerik olarak lateralus tooL'un bir üst aşaması, daha yoğrulmuş ve ciddileşmiş hali gibi. ænima'da yer alan karışık olguların daha oturmuş hali gibi. kısacası belirgin bir konsepte sahip. ænima da bir konsepte sahip ama hakkında bilinmeyen çok şey olunca bu konseptin belirginliğinden bahsetmek biraz zor oluyor.
    lateralus ilk aşamada kapağıyla etkiliyor. Elimdeki Cd ye bakıyorum, ön kapağında Alex Grey'e ait olan bir çizim var. Kapak tasarımı saydam. Ön kapak 6 sayfa, her sayfada ön kapağın toplam elemanlarını barındıran parçaların her biri yer almakta. sayfalar teker teker açılmaya başlandığında kapaktaki resim daha ayrıntılı bir hal almaya başlıyor
    ( https://galeri.uludagsozluk.com/r/21788/+ ) (görmek gerek, böyle anlatamayacağım).
    lateralus'da sound daha bir derinden, daha dolgun gelmekte. Kayıt teknolojisinin gelişmesi, her müzisyenin tekniklerinin özgün olması, enstrümanlarını çok iyi kullanabilme yetenekleri ve kayıttaki yüksek performansları gibi bir çok etken bir arada; Lateralus'da.
    albümde önceklikle dizilimle ilgili birden fazla şifre yer almakta.
    en bilineni; (track sırasına göre sıraladığınıza)

    6, 7, 5, 8, 4, 9, 13, 1, 12, 2, 11, 3, 10

    parçalar bu şekilde sıralanmış olduğunda daha senkronize görünmekte.
    bunun adı "two spirals" ( https://galeri.uludagsozluk.com/r/21789/+ )
    bu sırayla dinlendiğinde parçalar daha uyumlu olmaktadır.
    albümün dokuzuncu parçası olan lateralis; sözlerinin söylenişi ve bateri partisyonlarının çalınışı açısından bir şifre taşımaktadır:

    [01:37 dk dan itibaren]
    01 black
    01 then
    02 white are
    03 all i see
    05 in my in fan cy.
    08 red and yel low then came to be
    05 reach ing out to me.
    03 lets me see.
    13 as be low, so a bove and be yond, i i ma gine
    08 drawn be yond the lines of rea son.
    05 push the en ve lope.
    03 watch it bend.

    1 - 1 - 2 - 3 - 5 - 8 - 5 - 3 - 13 - 8 - 5 - 3

    [02:57 dk.dan itibaren]
    01 black
    01 then
    02 white are
    03 all i see
    05 in my in fan cy.
    08 red and yel low then came to be,
    05 reaching out to me
    03 lets me see
    02 there is
    01 so
    01 much
    02 more and
    03 bec kons me
    05 to look thru to these
    08 in fi nite pos si bi li ties.
    13 as be low, so a bove and be yond, i i ma gine
    08 drawn out side the lines of rea son.
    05 push the en ve lope.
    03 watch it bend.

    1 - 1 - 2 - 3 - 5 - 8 - 5 - 3 - 2 - 1 - 1 - 2 - 3 - 5 - 8 - 13 - 8 - 5 - 3

    (tahmin edilebileceği gibi kaynak oalrak ek$i sozluk kullanılmıştır.)

    sözlerin söylenişi bu şekilde söylenmekte, aynı zamanda baterideki her vurgu da bu dizilime uymakta. Yukarıda Lateralus'ın parça diziliminde verilen rakam dizisiyle beraber bu dizilim fibonacci dizisine birebir uymaktadır.
    bu albümden çıkan iki klip, schism (2001, directed by Adam Jones) ve parabol & parabola (2002, directed by Adam Jones) stinkfist ve ænema'nın devamı gibidir. Aralarında çeşitli bağlantılar bulunmaktadır.
    Parabol-Parabola'nın gerçekten de her saniyesi dopdolu video klibi, grubun her alanda başarısını gösteren bir olgudur.

    "the grudge" ile başlayan albüm, her bateristin kıskanacağı türden partisyonlara bölünmüştür. Danny Carey vurgularda ve beat'lerde ne kadar yetenekli yaratıcı ve olduğunu göstermiştir. Justin Chancellor daha bir baskındır, Adam Jones daha yayılmış bir sound kullanmaktadır.. Maynard ise daha fazla büyülemektedir. parçanın bitiş bölümünde teknik anlamda fazlasıyla yüksek bir performans sergilenmektedir..
    Danny Carey'in uzaylı olduğuna inanmak için bu bölümleri dinlemek yeterli olacaktır.
    kopuşun sesi bu olsa gerek..
    "eon blue apocalypse" Salival'de yeniden yorumlanmış olan pushitin girişiyle neredeyse aynıdır.. ve the patiente geçiş için mükemmel bir seçimdir.
    "the patient" sabır.. bence Maynard bu parçada 10000 days'e ilişkin birşeyler anlatmak istemiş olabilir. 10000 days'de anlatıldığı üzere 27 yıllık bir bekleyiş ve sabır, insana bunları öğretmiş olabilir.
    "mantra" "schism" sizi bozguna uğratmadan önceki rahatlama seansı.
    "schism" ne olduğunu bilmediğimiz birşey. Justin Chancellor'ın iskeletini oluşturduğu, tooL'un sonradan katılarak neşe verdiği parça.
    bu parçayı tanımlamak için sadece 'bölünme' kelimesi yeterli değil.
    şu cümle bile herşeyi allak bullak etmeye yarıyor;
    "parçalar birbirine uygun çünkü nasıl ayrıldıklarını gördüm" (i know the pieces fit 'cause i watched them fall away)
    "i know the pieces fit.."
    "parabol & parabola" bazen hiç bitmesin dediğimiz, hiçbir zaman dinlemekten sıkılmayacağımız bir şaheser. bir kült.
    klibini dikkatli izlediğimde bana tanıdık bir hikayeyi çağrıştırır:
    Dünyanın, duyguların, insanların ve günahların yaratılış hikayesi..
    Klipte önemli noktalar vardır, örneğin parabol başlarken ekranda kocaman görünen parçacıkların birleşmesi, bu birleşme sonucu ortaya çıkan silütein "kürsü"yü oluşturması. ardından 5 golemin kürsü başında toplanması, bir golemin elma'yı ortadan kesmesi. elmanın ortasında önce 5, sonra 6, sonra 7 köşeli yıldızın (pentagram, hexagram, heptagram) çıkması..
    golemlerden birinin parmağında yanan ateş.. golmelerin ilginç bir şekilde, kendi metaforlarına ait olacak şekilde bir çember çizmeleri ve o çemberde geçiş kapısının açılması, (7 kapı, ki o sırada parabola başlamaktadır..) insanın ortaya çıkışından önce ne ile temsil edildiğini bilmediğim garip bir yaratık.. daha yazılmamış olan, sallanan bir kitabet..o kitabetin yazılabilmesi için onu yerine gönderen ilk insan.. dalında elma olmayan ağaç.. ilk insanın beyninin gelişimini sağlamasıyla, tek parça halinde meydana gelen insanın ilk "duygusu". bu duygu parçacıklarının hızla çoğalmaya başlamasıyla ortamın değişmesi. (ilk insan bu sırada duyguları yüklenmek yerine özüne dönmeyi düşünmektedir) bundan dolayı boşta kalan "duygu" parçacıkları ilk insanın "dostunu" yok etmektedir. bu yüzden ilk insan özüne dönmek için yola çıkar ancak "duygu"lar hala insanın peşindedir. ancak insan onu sahiplenmez ve kararlılıkla özüne dönmek için ilerler. ve sonunda beklenen gerçekleşir, ilk insan kutsal ışıkla ödüllendirilir ve üçüncü gözü açılır..
    (eğer ki burada ilk insan duyguları sahiplenseydi ve benliğiyle bütünleştirseydi, klipteki sona ulaşılamayacaktı. peki vurgulanmak istenen nedir? Vurgulanmak istenen büyük ihtimalle gerçekte böyle olduğudur. yani ilk insan özüne dönmemiş ve duyguyu sahiplenmiş, ardından da günah işlemiştir ve insanevladının dünyadaki serüveni başlamıştır.)
    "ticks and leeches", girişteki bateri partisyonlarıyla, söyleniş tarzıyla, yırtık gitar riffleriyle, ağır bass partlarıyla insanı şaşırtan bir yapıt. sanki third eye'ın farklı bir yorumunu, remixini (saçma bir tabir oldu ama olsun) dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. özellikle parçanın ortasındaki ağır tempo, sonrasındaki garip (tool tarzı işte:) çıkışla beraber neye uğradığınıza şaşırmanızı sağlıyor.
    "lateralis" işte bir Danny Carey mucizesi.. bu bateristin idolüm haline gelmesi için bir tek bu parça yeterlidir.
    hakkında ne söylesem azdır.
    bilimsel fizik, metafizik, fizikötesi, abartabileceğim bir çok öğe var bu parçada. fiziksel olarak bir insanın böyle bir parça yapması acaba nasıl açıklanabilir?
    "disposition"
    3 satır cümleyle dünyaları anlatan parça.. tool diliyle "lateralis'le kafanı karıştırdım, bakışaçını allak bullak ettim, saatlerce düşünmene, sorgulamana sebebiyet verdim.. şimdi de hepsini 3 cümleyle açıklıyorum" anlamına gelmekte..
    "mention this to me
    mention something, anything.
    and watch the weather change.."
    "reflection" bu parçayla ilgili de ne söylesem azdır. en azından 15 dakika sürüyor ve bu süre boyunca bir insanı alıkoyuyor, dünyayla ilişkisini kesiyor. inanılması zor olanlardan.
    "triad" tamamiyle enstrümantal gibi duruyor, çeşitli ses efektleri var. riffler var. çığlıklar var. birşeyler var ama çözemedim tam.
    "faaip de oiad" enokça'da 'tanrının sesi' anlamına gelmekteymiş. "enokça" da meleklerin konuştuğuna inanılan dilmiş.
    bu parçada bir adam heyecanlı heyecanlı birşeyler anlatmakta, Danny Carey'de parkta yürümektedir. burada konuşan adam önce bulunduğu bölgede uzaylı yaratıkların olduğundan bahseder, sonra 51. bölgeyle ilgili birşeyler anlatır. ardından anlattıklarının yalan olduğunu itiraf eder. Danny parkta yürümeye devam etmektedir.
    bu parça albümün son parçasıdır.
    2 ...