çok garip bir durumdur. zeka seviyesi ile öss de doğru orantılı puan alan insanın yapacağı iştir. sırf mühendislik okumak için jeoloji, metalurji, malzeme mühendisliğine giden çok insan tanıyorum. ve hepsinin söylediği söz dikey geçiş, yatay geçiş, çapraz geçiş artık ne geçişi varsa deneyeceklerini söyleyip, inşaat ,elektrik, endüstri gibi bölümlere geçmek istediklerini söylerler.
bizde gülüp geçmeden edemiyoruz. bu arkadaşlarımızdan benim bölümüme geçen sene 100 kişiden bir kişi geçti. ve hala kastıranlar var.
başka bir tespitte sırf okul olsun diye, aç kalcağını bile bile fen edebiyat fakülteleridir. hepsinin isyanı eğitim fakültelerine karşıdır. hepsi öğretmen olmak için hayıflanırlar. össde çok yüksek yapıp matematik öğretmenliği okuyan birisine hazmedemediklerinden, biz onlardan daha ağır ders görüyoruz diyerek bizim öğretmen olmamız lazım gibi görüşler elde etmeleri bizi derinden yaralamaktadır.
bu bölüme girerken herkes biliyordu neler olacağını. kendimden örnek vereyim. 3 tercih yapıp ikinci tercihimle boğaziçinde olmam, geleceğimi çocuk yaşta planlamam, okumak için okumadığımın göstergesiydi.
şimdi bakıyorumda bu gençlerimiz neden okuyor. her üniversitede fen edebiyat olmak zorunda mı? neden bu kadar insan stress içerisinde. yazık gençlerimize...