kısacık bir öykü

entry4 galeri
    1.
  1. Bu hikayeyi uzun zaman önce yazmıştım.

    Ne yazık ki, bildiğiniz üzre, güzel yurdumuzda göç hikâyesinden bol bir şey yok. Çok az insan üç kuşaktır sabit bir yerde duruyor. Bilmiyorum belki de bana öyle geliyordur, size verebileceğim birtakım istatistiki veriler yok elimde. Fakat birazdan bir göç öyküsü de ben anlatacağım. Bir yaşamdan başka bir yaşama göç etmiş Yaşarın hikâyesi bu

    ismi lâzım değil, bir batı Anadolu kentinin, eski mahallelerinden birinde, eski bir apartmanda yaşıyordum. Apartmanın sahibi tek bir aileydi ve bir de büyük çiftlikleri vardı. Sonra apartmana bir kapıcı almaya karar verdiler, köydeki çobanları Yaşar Abiyi getirdiler. Ben 13-14 yaşlarımdaydım, Yaşar Abi de 20lerinin başında. Çok sessiz biriydi, bir karısı ve iki de küçücük çocuğu vardı. Şehre gelmek isterlermiş beraberce. Kırk yılda bir kapıda kısa kısa futbol sohbetleri yapardık. Trabzonsporu tuttuğunu söylüyordu, ne Trabzonla bir alakası vardı ne de bir Trabzonspor maçına gitmişliği. Büyük Orhanın fuleli deparlarında enseden uzatma saçlarına imrenmiş, sonra sonra Trabzonsporlu olmuş. Hakkında bütün bildiğim bu kadardı. Bir de apartmanın girişine tahta bir sandalye koymuştu. Küçük kızına orada yemek yedirirken görürdüm. Karısı apartmanın temizliğini yapardı. Yaşar Abi, kalorifer kazanı yakma belgesi almak için belediyenin kurslarına katıldı başta. Sonra kazan işine baktı, akşamları da servise çıkardı. Kapıyı çalar, kapının kenarında durur, evin içine bakmamak için yere bakarak bir ihtiyacınız var mı derdi.

    Sonra o mahalleden taşındım, o şehirden taşındım. Seneler seneler sonra, o apartmanı ve Yaşar Abiyi tanıyan biriyle karşılaştım. Biz oradan taşındıktan sonra öykü karışmış.

    Sokaktan çıkıp ana caddeye vardığında bakkal vardı bizim orada. Bakkala gelip giden de bir dansöz varmış, caddenin karşısında oturan. Yaşar Abi, o kadına âşık olmuş. Uzun süreler eve gelmez olmuş. Ne bileyim, 1 hafta kayboluyormuş, sonra evine geri geliyormuş. Evinde kahır-çile başlamış. Apartmanın sahibi de zılgıtı basınca, Yaşar Abi bir gitmiş, pir gitmiş.

    Hikâyenin sonrası parça parça anlatılanlardan. Mahalleliden pavyon taraflarına takılan biri, Yaşar Abiyi pavyonda, dansöz kıyafetleriyle zennelik yaparken görmüş. Sonra sormuşlar, soruşturmuşlar. Yaşar Abi, dansöz kadına çok fena âşık olmakla beraber, çok da fena hayran olmuş. Tapıyormuş ona, ne dese yapıyormuş. Kadın da onu güzelce süsleyip püslemiş, dans etmeyi, kendi gibi kıvırmayı öğretmiş. Sonra pavyonda sahneye çıkarmaya başlamış. Kadın aynı zamanda, pavyonun özel müşterilerine fahişelik de yaparmış. Kendi pezevengini şutlayıp, Yaşar Abiye ihale etmiş o işi de. Arada ona da verip susturuyormuş. Bir gün kadının evinden de kaçmış. Sonra ...

    Sonrasını bilen-gören kimseyle karşılaşmadım. Kim bilir nerede şimdi? Göç bu, hiç bitmiyor ...
    2 ...
  1. henüz yorum girilmemiş
© 2025 uludağ sözlük