bu köfteyi yemek için kalkıp kadıköy'den adapazarı'ndaki mustafa'nın yeri'ne gitmek kadıköy'deki restaurantta yemekten daha mantıklıdır.
çok acıktığım bir gün karşıma çıktı o lanet olası kadıköy ıslama köftecisi. belki adapazarı'ndaki eşsiz tada az da olsa yaklaşmışlardır diyerek daldım içeri. kıtır kıtır olması gereken ekmek dilimleri musluk altında ıslatılmış gibi yumuşacıktı. köftenin tadı berbattı. bari piyazdan yiyeyim dedim onun da içinden bir sinek, iki de karınca ölüsü çıktı.* o günü hatırladıkça hayret ediyorum kendime. piyazdaki leşleri çatalımla kenara itip piyazı yemeye devam etmek bir yana, hesabı öderken çemkirmek yerine* bir de üstüne çok memnun kalmış gibi 2 lira bahşiş bırakmıştım.*
hâlâ o restaurantın önünden geçerken içeriye öfke dolu bakışlar atıyorum.