benim eleştirim ersin korkut (ki ben kendisini doktor bu ne? ve zira nedir? olarak tanıyordum bu sabaha kadar) üzerinden sosyal, fiziksel bir aidiyet dayanışmasına girilip bir şeytan taşlama ayini gerçekleştirilmesine.
nil karaibrahimgil "neşet ertaş kim tanımıyorum ben onu" dediğinde de, aysun kayacı "dağdaki çobanla benim oyum bir mi?" dediğinde de benzer histeri nöbetleri etrafı sardı.
eleştirinin ancak sınıfsal bilinç düzeyinde haklı olabileceği bir konuda, hiç alakasız bir üçüncü şahsı, kişisel beğenileri üzerinden yargılamaya kalkmak immature bir tutumdur ve bolcana kompleks içerir.
niyet okumaksa amacımız şuraya bir bakalım (bkz: friend zone)
belli ki ersin korkut bir umut hatunun ardında dolanmış, niyet ortaya çıkınca da hatun açmış ağzını yummuş gözünü. son derece kişisel ve şahısların özel hayatı, mahremi sayılması gereken bir konu aslında. (etik tartışmasına girmeyeceğim. kadının üslubu tartışmalı da olsa dediğim gibi bir yerden sonrası özel hayat.)