öğrenci komşularına yemek gönderen teyze

entry170 galeri
    131.
  1. ev yapımı çorba nedir bilmeyen erkek öğrenci midesinin dualarına mazhar olmuş teyzedir , candır.

    Apartmanda teyze hegemonyası varsa ve yemek gelmiyorsa, şahsen ve bizzat uygulayıp hayrını gördüğüm taktik:

    Evvel zaman içinde,Bursa'da, okula başlandı, şehir az buçuk tanındı,kafa dengi` arkadaş ihsan oldu, eve çıkılmaya karar verildi. Öğrencilik hayatıdır, sorduk soruşturduk- ucuz ev nerde buluruz? diye.

    Dikkaldırım, hürriyet, emek, beşevler arka taraflara bir bakın- dediler bilenler.

    Aylardan kasımaralık mı? yağmur çiseliyor , pis soğuk var,rüzgar da vurunca yüze, burun cherry domatese dönüyor. . Ertuğrul kent yolları asfalt deyil daha, oralara da bakıyoruz çamurlar içinde, bir umut.Ama nasıl bakıyoruz, bir elde meyve suyu , bir elde poğaça, çiseleyen yağmur ıslatıyor, biz ısırıyoruz poğaçayı.

    Neyse dikkaldırım'da zemin katta bir ev bulduk, soğuk, ısınmaz burası dedik, çare yok tuttuk.Tip de gariban , amca acıdı herhal ondan tuta bildik (evi). oralarda öğrenciye ev vermez 'muhafazakar' amcalar, mahallenin ahlakına kastetmiş gibi bakarlar, bir oralar bir de erturğrul kent, öğrenci kira falan ödeyemez , 'ayy muhatap olmiim bunlarla' tipi teyzeler vardır erturğrul kentte de.

    Eve yerleşiyoruz, ilk saptamayı yaptık, apartman en tonton haliyle teyze yuvası.
    2 3 gündür taşınmışız yemek falan yok. önce teşhis gerekir , apartmanda anadolu insanının talebeye acıma duygusu körelmiş.
    hemen öğrenci oportünizmi devreye girdi. gittik markete hazır kuru kemalpaşa tatlısı aldık, yanında da 20-30 tane pet tabak, 2 kilo şeker, tamamdır.

    suyu doldurduk tencereye, şekeri boca ettik içine, tatlılar da perşinde, şiştikçe çıkarttık tabaklara koyduk, 4'er 4'er.Bir ayrıntı daha, hindistan cevizi de almıştık, onu da serpiştirdik üstüne.

    Çalıyoruz kapıları bir bir, ' biz yeni taşındık, komşuluk adabındandır, iyi geçinelim diye tatlı dağtalım dedik ' diyoruz. Ama teyzeler gözlerini nasıl kaçırıyor.

    Hiç unutmam , bir kapıyı çaldım amca açtı, dedim ' amca tatlı getirdim, yeni taşındık da, komşularla iyi geçinelim babında, çam sakızı çoban armağanı ' , amca bir adım geri atıyor, eliyle başını kaşıyor gibi yapıyor, hanımı çağırıyor, almak istemiyordu, 'oğlum siz talebesiniz, bizim yapmamız lazım, mahcup ettiniz ' dedi, 'heh işte ben de onu demeye çalışıyorum' dedim içimden, dışardan 'estağulllah olur mu, ne farkeder' gibi seslendi.

    ondan sonrası kepaptı hacılar, gelsin çorbalar, gelsin dolmalar, gelsin köfteler. O tatlıyı yapana kadar çorba yapsaydın diyen olursa da, iktisat düşüncesi insana nerede lazım olur bilemezsin işte.

    benim için tatlının maliyeti sıfırdan farklı tek noktaydı, ama yemekler sıfırdan başlayıp pozitif eğim gösteren gelir eğrisi.
    3 ...