fotojenik olmamanın getirdiği bir lanet, ibn-i battuta bu durumun müdavimlerindendir...
yine dertlendim dostlar. yine hüzünlendim. fotoğraflar bile bana küskün. ben de onlara. bir kere de çirkin çıkıp zirzobun tekine benzemeyeyim şu fotoğraflarda, işte o gün dişimi kırıcam. benim gibi naif bir adam her fotoğraf karesinde ya ibiş gibi çıkıyor ya da at hırsızı gibi. çirkinliğin iki boyutunu da layıkıyla temsil ediyorum resimlerimde. ortasını bir türlü bulamadım. bu orta yol konusunda sizin tecrübelerinize sığınmak isterim...
abi millet fotoğraf çekiniyor; sanırsın hepsi birer alain delon, hepsi yunan savaşçısı herkül anasını satıyım. ufka bakmalar, karizmatik haller, daha neler neler. kızlar desen sanki dünya güzellik kraliçesi seçilmişler de taçlarını takarken poz vermiş havalarındalar.
bense;
''benlerini sayamadım bizim avludan içeri girenin/ yarim selamı sabahı kesti aney/zorludur yolları bizim depenin/yarimden bir haber gelmedi aney''
manisindeki avludan içeri giren çirkin herif gibiyim. imajımı düzeltmek için sevimli çıktığım bebeklik fotoğraflarımı ortalıkta göstermekten ve her fotoğrafların altına ''aslı daha yakışıklıdır'' yazmaktan bıktım usandım, bulun şuna bi çare artık...