bugün ocean's elevenı izledim. hatta az önce bitti. 2002'de öss'ye girmeden önce 5 arkadaşımla birlikte izlemiştik kendisini. imdb'den facebook'a bu filmi izlediğime dair check in yapacaktım. 'ben işsizim, bütün gün film izliyorum' babında. neyse, girdim imdb'ye... (gören de çok ciddi bişrey anlatıyorum zannedecek, kendimi sanal alemin umarsız kucağına bıraktım) 'oceans eleven yazdım arattım. 1960'larda çekilen bir ocean's eleven da geldi önüme. onu geçtim. 2001'e baktım. farenin yuvarlak zımbırtısı ile sayfayı aşağı kaydırırken annemin buzdolabından çıkarıp verdiği -ki bir aydır orada unutmuşuz- damla sakızını çiğniyordum. (ve şu anda da çiğnemekteyim) george clooney geldi ilk önce. onu biliyoruz zaten. geç. Board moard birşeyler vardı onları da geçtim. sonra bernie mac. 'karizmatik oyuncu be abi' diye düşünürken bir de baktım ki 1957'nin yanına pat diye 2008'i yazıvermişler. bu adam hakkında sadece bu filmden kalan izlenimlerim var. iyi oyuncuydu. (tek filmden tahlil de yapabiliyorum) ocean's 11-12-13. hepsinde var frank. fakat ölümüne üzüldüm. yaşasaydın da sana ulaşamayacaktım gerçi... hayat bu kadar acımasız mı be abi? öbür taraf nasıl? benim kombinem var oradan c sırası 200 numara. radyospor'un hemen üstü. gelecem inşallah. görüşürüz.