ben oyuncu ile anlaşmadan neden kulübü ile pazarlık yapayım ki arkadaş?
bak bakalım dünyaya önce kimle anlaşılıyor. real önce santos' a mı gidiyor yoksa neymar' a mı? barcelona önce fabregas' a mı gitti yoksa arsenal' e mi? fabregas çocuk gibi zırlamadı mı ben barcelona' da oynamak istiyorum, idareci abilerimden anlayış bekliyorum diye?
galatasaray amrabat' a gider seni istiyoruz der. oyuncu da seve seve der haliyle. sonrasında kulübüne gidilir, biz bu adamı istiyoruz fiyatı nedir denir ve pazarlık başlar. bu pazarlık süresince oyuncu da kolaylık yapın abilerin ben galatasaray' ı istiyorum der. oyuncu da mal değildir, insandır nihayetinde. fikirleri, düşünceleri önemlidir. ama elbette ki 10 milyon euroluk oyuncu da 2 milyon euroya verilmez. her neyse bu pazarlık sürecinin sonucunda anlaşma olursa gelir galatasaray' da oynar, anlaşma olmazsa da profesyonel futbolcu olduğu için çıkar kayserispor ile oynamaya devam eder ama sözleşme yenilemez ve sözleşme bitiminde gelip galatasaray' a iMZAYI ATAR.
dünyada böyle bu iş!
bok atan takım taraftarlarının kaptanları profesyonelliğin son limitidir bu ülkede hatırlatalım. (egemen korkmaz, emre belözoğlu)