karakter olarak guy ritchie'nin filminde cuk diye oturduğunu düşündüğüm karakter.
açıklamam gerekirse sherlock holmes karakteri daha önce kafamızda soğukkanlı, kolay kolay tepki vermeyen, deprem olsa bile bir köşede elinde piposu derin düşünen bir tiptir. buna karşın böyle bir kişiliğin bu kadar başarılı bir dedektif olamayacağını biliyoruz. burada bir başka bilgiyi kullanıyoruz; sherlock holmes'un kardesi mycroft'da en az sherlock kadar ayrıntılara dikkat edebilen ve aralarında ilinti kesfedebilen birisiydi. buna karşın kendisinin başarılı bir dedektif olamamasının sebebi üşengeç ve fiziksel güçsüzlüğüydü. burada bir alt limit buluyoruz. sherlock kardeşi mycroft'a göre daha sıcak tepkiler verebilen muhtemelen fiziksel açıdan (amatör bir boksör olduğunuda biliyoruz) üstün birisi. aynı zamanda zekanın saldırganlığı arttırdığını göz önünde bulundurduğumuzda sherlock'un siddetten ve dövüşten hoşlandığı, maceralara atıldığı söylenebilir. bu açıdan guy ritchie'nin filminde yarattığı sherlock karakteri mantığa uygun olandır.
bir diğer konuysa sherlock'un lanetidir. sherlock'un beyni ona tanrı tarafından bahsedilmiş bir ödül değil bir lanettir. düşünsenize her şeyi hatırlıyor, her şeyi inceliyor siz durmak isteseniz bile çalışıyordur. limitless filminde ana karakterin eski nişanlısı hapı bırakmasının sebebi olarak "bir insanın kaldırabileceği yükten fazlası" demişti. bu bir lanettir ve sherlock bir şeyle mesgul olmadığı zamanlar beyni ona başkı kurmakta onu rahatsız etmekte onu delirtmektedir. işte bundan dolayı böyle dönemlerde beyninin kendisi üstündeki ağırlığını bir nebzede olsa azaltmak için tütün, alkol, esrar kullanmaktadır. işte böyle alkol, tütün, esrar kullanan birisinin soğuk bir ingiliz beyfendisi olması o kadar inandırıcı gelmemektedir. bu kişinin guy ritchie'nin filmlerinde anlattığı (eksisözlükten aynen alıntılıyorum) "yaramaz çocuk" imajı tam anlamıyla oturmuştur.
zaten zekası bu derece gelişmiş olan sosyal ilişkilere ve statülere hiçbir sekilde önem vermeyip gerçeği bulmaya uğraşan ve bu uğurda insanların mutsuzluğunu bile göze alan birisinin yaramaz çocuk olması, insanlara hakaret etmesi, onları hor görmesi, bireyciliğinin doruklarında "sikerim dünyayı önemli olan benim" düşüncesini benimsemis olması daha mantıklıdır.
sonuç olarak guy ritchie'nin filmlerindeki sherlock karakterinin gerçeğe daha yakın olduğu bir gerçektir. aynen superman-smallville'de görülen kahramanın gerçekliğe yaklaştırılması olayı guy ritchie sayesinde sherlock holmes'ede uygulanmıştır. hayırlı olsun.