bir yabancının yüzüdür. bir yabancının yüzü olmak zorundadır.
eğer siz iseniz gördüğünüz, o yüzde kendinizi bulduysanız, siz o yabancının suretisiniz ve aslında yaşamıyorsunuz, yalansınız demektir.
kabul edin, ikinizinde gerçek olmasına mantık çerçevesinde bakıldığında olanak yoktur.
ya siz gerçeksiniz ya da o, seçin;
aynadaki beninize prangalanıp, sadece bir an olarak mı kalmak istersiniz, yoksa aynadan sizi seyreden yalanı prangası ile gırtlaklayıp, her an bir başka bir ben olma hürriyeti ile kalıpsız ve suretsiz mi kalmak istersiniz?
bakalım korkaklardan mısınız? yoksa doğru kabul edilen her şey gibi kendi ile de savaşak kadar cesur olanlardan mı?