medeniyet; uygarlık, temeddün, fr. civilisation, al. zivilisation, ing. civilisation, it. civilta.
bilim ve sanatın gelişmesi ile kendini gösteren ileri insanlık düzeyi. uygarlık, medeniyet; insanın toprağa bağlılığıyla yani yerleşik toplumsal hayatın neticesidir. nitekim hemen her dilde kavramın kökü, belde terimiyle bağlantılıdır. ancak bu her yerleşik toplum hayatına geçen halkların genel bağlamda medeniyete ulaştığı anlamını ifade etmez. ekonomik, sosyal ve iktisadi yaşam seviyesi ki,uygarlığı ifade eder, toplumlar eşitsiz gelişme yasasına maruzdur. başlıca nedeni, gelişmiş, uygar bir ulusun, ulusların baskısı, o ülkelerle girilen münasebet neticesidir. şeklen toplumlar kendi içinde medeni bir yaşamı aksettirebilirler ama bu, o toplumun en geniş manada uygarlaştığını, eşit seviyeyi ifade etmez. bu bağlamda uygarlık, ulusların, halkların topyekun sosyalleşmesine bağlıdır. insanlık tarihi, uygarlığın ve uğruna verilen mücadelenin de tarihidir. gelişme insanlığın uygarlaştığını, ama henüz tam anlamıyla insanlaşamadığı noktasındadır.