Aşk kasımın bilmem kaçında yıldızlı bir kalemle intihar etti. Cesedini siyah kağıtla örttü. Çürük tarafı yenmiş bir muzu sehpanın üzerindeki altın saatin yanına koyup pencereden atlayıp gitti. Hemen o gece ucuzluktan aldığım kanatlarla bir kaçış planladım. Hemen orada, botlarımın yanına düşen ter kokulu veda mektubuna inanıp uçtum. Uçtum; makyajımın bozulmamasından ve gerektiğinden çok kan akıtamamaktan korktum. Gülen, çığlık atan, istasyon tellerine takılan bir melek oldum.