asistanlığını yaptığım müdürüm ve ben işyerindeyiz. masalarımız aynı odada ve karşılıklı. firma olarak internetten iletişimi skype ile sağlamaya karar vermiştik. o dönemde skype denilen programla yeni tanışmıştım, ki program yeni çıkmıştı. yani daha ilk gün. okuduktan sonra böyle salaklık olur mu demeyin diye söylüyorum * hoş gerçi açıklama yapılamaz bir salaklık. neyse...
müdürümle ben odada böyle bir taraftan kahvaltı yapıp bir taraftan o günün işlerini kontrol ederken ben skype'ı açtım. açtığımda ilk tıkladığım kişi benim müdürüm oldu. resmine baktım, böyle siyah bir insan silueti. kapkara bir şey. diyorum içimden bu adam ne tuhaf bir resim koymuş böyle. bilmiyorum ki resim yüklemeyenlerin skype'ta öyle göründüğünü... komik gedi. şöyle bi gülümsedim. sonra böyle biraz üst kısımda mesaj gönder yazısını gördüm. hemen tıkladım firmada çalışan bir arkadaşıma mesaj gönderdim.
-benim müdürün resmine baksana, aynı kendisi gibi, kara mizah.
skype penceresini indirdim.
lan. pencereyi indirdim, araç çubuğunda benim müdürün ismi yazıyo. "lan ben mesaj gönderi tıkladım ama kime gönderdim acaba" diye panikledim. göz ucuyla benim müdüre baktım. suratı garip bi ifade almış şaşkın şaşkın bi bilgisayara bi bana bakıyo. oda ilk kez kullanıyo skype'ı.
- bateri sen bana mesajmı gönderdin.
+ ııııı. hayır. (lan gönderdim desem bi türlü, göndermedim desem bi türlü.)
sonra müdür bilgi işlemden bir arkadaşı aradı, bana böyle bir şey geldiyse, bateri bana mesaj göndermiş demek oluyor dimi diye sordu. gelen bilgi işlemcide benim mesaj göndermek istediğim kişi. bilgisayara baktı, sonra müdüre baktı, sonra bana baktı... "evet" dedi. *
harbiden yer yarılsaydı o an balıklama dalıcaktım.