güvercin

entry151 galeri video5
    66.
  1. tunay bozyiğit'in yürek dağlayan eseridir. insanı düşündürür nasıl bir yerde yaşıyoruz diye. bu kaçıncı ölüm dedirtir. bu kaçıncı masum insan.
    cevdet bağca da bonusudur.

    hani güvercin vurulmazdı?
    19 ocak’tı gardaş, kış yanığı ocak.
    komşu güvercini vurdular,
    kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
    kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
    güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
    burası türkiye, yok öyle.

    arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
    denizin akşamki rengiydi.
    üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
    nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
    yolu yoktu, vurulacaktı,
    göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.

    bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
    gidersem yolda ölürüm dedi.
    düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
    onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
    kurudum bir dal gibi.
    ah köylümdü, köyümün adı “kağın”.
    köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
    erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
    o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
    off off, ne güzeldi kürt’çe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.

    hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
    hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
    kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
    barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.

    19 ocak’tı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
    o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
    kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
    tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.

    babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
    köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
    ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
    o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
    hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçik’in hazin öyküsü.
    ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
    bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
    hala köye gittiğimde gözüm arar ahçik’i kardeş mezarlıkta.
    bugün o komşu güvercini ahçik’de vurdular.
    bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.

    19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
    hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
    yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
    insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.

    hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
    utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
    güle güle cesaret, güle güle gardaş.
    yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
    1 ...