hep televizyonlardan izleriz yoğun bakım servislerini.
kapıda hasta yakınları vardır; bitkin, üzgün ve gözü yaşlı.
o kapı her açıldığında tüm hasta yakınları bi umutla kapıya bakar.
doktordan sizin hastanızla ilgili gelecek en ufak haberi beklerler.
dikkat ederseniz iyi haber demedim. sadece haber dedim.
ve dün o yoğun bakım kapısında idim.
ne bi film ne de başka birşeydi.
bu sefer gerçekti.
o kapı her açıldığında gözleriniz büyür.
içinizde korku ve endişe vardır.
dua etmekten artık peygamber moduna girmişsinizdir.
yoğun bakımda olan birinin durumu ne kadar iyi olabilir ki.
bekliyoruz derler tepki vermesini.
bi durum olduğunda arayacaz sizi derler.
o yüzden her telefon çaldığında içinizi bi korku kaplar.
bi yandan telefonunuzu kapamak istersiniz ama bi yandanda bir organınız gibi yanınızda taşırsınız.
işte böyle birşeymiş yoğun bakım ünitesi ve o kapının önünde beklemek.