neredeyse ne bok yesen bok yediğinin söylenmesidir.
eğer 18 yaşındayken biriyle yatmışsan "küçük şırfıntı"
eğer 35 yaşında henüz evlenmemişsen "as s.kilmiş kadın sendromunda yazık"
eğer 90 yaşında ve bakire isen "salak karı ne bekledin orada biz bu kadar abazan burada duruyorken"
25 yaşında evlenmişsen "bir gün geçirmemiş ideal yaştan azdın mı kız"
42 yaşında dul ve sevgilili isen "bu yolluydu zaten"
5 yaşında ve ruj sürmeyi seviyorsan " anasına benziyor zilli"
55 yaşında ve kırmızı rujlu ise "menapoza girince böyle kuduruyor bunlar"
yaftalarına hayatı boyunca sahip olmaktır.
kadın olmak, sadece cinsellik bakış açısı ile kesinlikle isteriklik çıkarımı yapılarak etiketlenmektir. kadının 18 yaşında tıp kazandığı; 35 yaşında genel müdür olduğu, 90 yaşında imanı bütün ve yardımsever bir nine olduğu, 25 yaşında sadık ve aşık bir kadın olduğu, 42 yaşında hayat mücadelesi veren güçlü ve sevilmek isteyen bir kadın olduğu, 5 yaşındayken yalnızca çocuk olduğu, 55 yaşında iken kendini güzel hissetmek istediği kesinlikle düşünülmez.
fındık kadar pipilerini gözlerinde dağlar kadar büyüten sikkafalılar tarafından sadece dedektör misali vajina olarak görülen bir yaratık olmaktır kadın olmak. bu yüzden feminizim vardır. bu yüzden mor çatılar, kadın sığınma evleri vardır. bu yüzden töre cinayeti vardır. bu yüzden kadınlar parmaklarına bir yüzük takınca "belki daha az rahatsız edilirim" diye düşünür. bu yüzden bağırıyor insanlar "kadınlara özgürlük" diye.
özgür olmayı "mini etek de giyinebiliyorsunuz çalışabiliyorsunuz da daha ne istiyorsunuz" diye değerlendiren beyinsizlere "kafam rahat olsun istiyorum sadece, düşüncelerimi rahat bırakın" diye anlamsız bir serzenişte bulunmaktır kadın olmak.