24 şehidin ardından yazdığı yazı çok dikkat çekicidir:
"sevgili okuyucularım.
türkiye terör olaylarında iki gün içerisinde 30dan fazla can yitirdi. subay, astsubay, uzman çavuş, er, polis ve sivil.
vatandaşlarımız, özellikle 24 şehit verdiğimiz son çukurca baskını kamuoyunda ses getirdi, nefret dalgalan yarattı.
şimdi bundan yaklaşık iki hafta öncesine dönelim.
başbakanın annesi tenzile hanım vefat etmişti. gazetelerde inanılmaz bir ilan furyası patladı ve bu furya tam bir hafta boyunca devam etti.
o kadar ki, bu ilanlar bazı gazetelerde bir günde 22 sayfa kaplıyordu. önüne gelen 20 bin törkiş lirayı bastırıp ilan veriyor, bu ölüme ne kadar üzüldüğünü, nasıl acı duyduğunu (!) anlatıyordu. ilanların bazıları şahıslar, bazıları ise şirketler ve çeşitli kuruluşlar tarafından verilmişti.
hiç bilmedikleri, tanımadıkları, daha önce ismini bile duymadıktan yaşlı bir hanımefendi için tezgâhlanan o paralı ilanlar, belki birkaçı dışında tümüyle başbakana yalakalık ve yağcılık için veriliyordu. her birinden buram buram, vıcık vıcık yağ fışkırıyordu.
iki hafta boyunca çeşitli gazetelerde hemen hepsi de çıkar beklentili yüzlerce paralı ilan yayınlandı. ben de bu utandırıcı olaya burada birkaç kez değinmek ve eleştirmek zorunda kaldım.
***
evet, aradan iki hafta geçti ve tenzile hanım olayı unutuldu. ama birkaç gün öncesinde çok daha acı olaylara tanık olduk. nice askerimiz ve polisimiz şehit edildi.
dün bütün gazeteleri tek tek taradım, iç sayfalarına kadar baktım. yandaşlar, yalakalar. şeriatçılar, liboşlar ve muhalif basın
şehitlerimiz için verilmiş bir tek ilan yoktu. o kadar ki büyük vatansever (!) fethullah hazretleri bile beleş dağıtılan kendi gazetesine başsağlığı ilanı vermemişti.
sadece askerlerimiz için verilen iki ilan vardı, bunları da genelkurmay ve mehmetçik vakfı vermişti. zaten bir şehit bile olsa onun kuvvet komutanlığı mutlaka ilan veriyor.
şehit polislerimiz için içişleri bakanlığı ilan verme zahmetine bile katlanmamıştı!
şimdi burada soruyorum:
ey başbakanın annesi vefat edince ilan verme kuyruğuna giren sizler!.. ey parayı bastırıp tenzile hanım için üzüntü (!) ve başsağlığı ilanları veren özel ve tüzel kişiler, şirketler, holdingler, sendikalar ve hatta spor kulüpleri!..
şehitlerimiz için biriniz olsun ilan vermeyi niçin akıl etmediniz?..
çünkü onların ölümünde yağlama yapacak, yalakalık sergileyecek bir durum yoktu, öyle değil mi! onlar için ilan vermekle elde edeceğiniz hiçbir çıkar da yoktu. onlar fakir fukara ailelerin vatan görevi yapan evlatları idi. size dirileri ve ölüleri ile parasal maddi ve manevi çıkar sağlamaları söz konusu değildi.
onların ne dirisinden, ne de ölüsünden bir beklentiniz olamazdı ki sizin!.. çünkü onların ülkeyi yöneten babaları, evlatları, arkasında dolanacağınız yakınları yoktu.
tenzile hanım ilanlarında kesenin ağzını sonuna kadar açıp şehit ilanlarından kaçınan herkesi kınıyorum.
bu olay ülkemizin ne duruma düşürüldüğünün, hangi çıkar beklentileri ile yüz yüze getirildiğinin somut göstergesidir
(burada bir parantez açıyorum. devleti. trtyi sahte belgelerle büyük miktarda dolandırmaktan yargılanıp 11 ay 20 gün hapis cezası alan mehmet ali birand isimli şahıs, dünkü köşesinde şehitler için dökülen gözyaşları için ne yazmıştı biliyor musunuz?
bir toplum verdiği tepkilerle gücünü gösterir. yapmacıktık dolu jestlerle değil. ucuz gözyaşları ile değil.
utanma kalmayınca, ar damarı çatlayınca, insanoğlu işte böyle oluyor. parantezi kapıyorum)."