doğru olduğu dayatılan şeyi sorgusuzca kabullenmek

entry2 galeri
    1.
  1. aklı olan bir yaratığa yakışmayandır. insana yani. nitekim bizi diğer canlılardan ayıran yegane özelliğimiz muhakeme etme gücümüz ise bunu kullanıp dayatılanı değil, özümsediğimiz, kanıksadığımız, doğruluğunu sindirdiğimiz şeylerin peşinden gitmeliyiz. her dayatılanı otomatikman kanıksayan, özümseyenler ise ortaya türlü sorunların çıkmasına neden olanlardır. bazı şeyleri öncelikle akıl süzgecinden geçirmek, sorgulamak, değerlerimiz, vizyonumuz ve beklentilerimizin mevcut durumlar ile benzer yahut ayrı düşen taraflarını tespit ederek, sınırları belirginleştirmek ya da tümden ortadan kaldırmak gerek.

    peki nedir bu bazı şeyler? ideolojiler, öğretiler, gündelik hayattaki insan ilişkilerinden doğan toplumsal kurallar, belki töre, hatta bir de din. seçenekleri artırmak mümkün. ahlaki normları, bilimle temellendirilmiş aksi ispatlanamaz denilen olguları vs. de ekleyebiliriz. tüm bu alanlarda çeşitli sebeplerden ötürü dayatılan, ille de bu doğrudur diye diretilen ve aksi düşünülmeyen doğrular vardır. ki bu doğrular salt oldukları iddiası ile ortaya atılıp kitleler tarafından alıcı bulmuşsa yanlışlanabilirliği de azalıyor.

    öncelikle işe doğrunun tanımından başlamak gerek zannımca. olay doğrunun pek çok alanda göreceli oluşunda kopuyor esasen. bu kopan şeye dananın kuyruğu da diyebiliriz. oysa doğru diye nitelendirilen olguların çoğunun genel-geçer niteliğini gözardı etmesek her şey pek bi anlaşılır ve içinden çıkılabilir bir hal alacak. bugün doğru denilen şeyin, yarın oluşacak duruma ve şartlara göre yanlış olabileceğini zihnin bir köşesinde bekletmek gerek. zira, yeni bir gün pek çok şeye gebe. statüko öyle oyunlar oynuyor ki adama, tükürdüğünüzü yalamak zor geldiğinden sırf inat ve gurur uğruna o doğrunun peşinden bile isteye gidiliyor. olmuyor.

    başa dönecek olursak, doğruyu dayatan birileri elbette çıkacaktır. burada esas olan bunu kabul etmeden önce sorgulamak. mantık ile temellendirip belki biraz duygu, inanç, gözlem ve beklentilerle harmanlayarak bunların hayatınıza girmesi için vize vermek gerekiyor. öte yandan kendi doğrularını oluşturmadan da olmaz. bir şekilde bilgi ve birikimlerini kullanarak fotosentez yapan canlıdan ayrışmak gerekiyor.

    sözün özü doğruları benimsemeden önce ölçüp, biçmek, dayatıldığı için değil gerçekten sorgulamalarınız sonucunda doğruluğuna ikna olduğunuz için onu kabullenmeniz yararınıza ve yararımıza olacaktır. yoksa holigan bir zihniyetin esiri olup, dogma olmadığı halde dogmalaştırılan düşüncelerle ömrünüz akıp gider.
    0 ...