halen onu izliyorum. resmen çırpınıyor, sahilde yürüyen herkesin gözünde gözü. biri selam verse, merhaba, boş mu burası, oturabilir miyim? dese ve keşke kurtarsa onu böylesi hazırlıksız yakalandığı yalnızlığından. onun bu acınası haline bir orospu bile yaklaşmaz biliyorum, ihtiyacı olduğu halde. birinin yalnızlığına çare olmaktansa, kalabalıkta tükenmek ister yalnızlıklar
sonra, her yalnızın yaptığını yaptı o da. telefonunu çıkardı ve rehberde dolaşmaya başladı.
kimi arayabilirdi?
telefonlarımız ne kadar da acı yüklü, her çaresizliğimizde hazırda bekleyen insanlarımızın olduğunu düşünüp, yalnızlıklarımızı onunla yamamaya çalışıyoruz. eski sevgililer, bir gecelik aşklar, sessizce bizi dinleyip sırtımızı sıvazlayan biri, özlediğimizi yalnız kalınca fark ettiğimiz bir aile üyesi sanki hepsi bıraktığımız gibi duruyorlar, zaman bizi ezip geçti, onlar bir şey yaşamamış gibi.
şimdi başlamalı birinden, ya eski sevgiliyi arayacaksın bir umutla, ya eski bir dostu. ne annen çare olur yalnızlığına, ne baban, ne kardeşin. güzel sözlere ihtiyacın var senin, ilgiye, sıcak dokunuşlara ve belki sevişmeye