bu kıtlıkta kuyruğa girip anlama alamayan kız hali;
anlama; os. fehim, idrak telakki,
fr; comprehension,
ing.; comprehension
anlama, anlamını bilme, herhangi bir şeyin özünü, bütünsel bilgisini an'la kavrama; an: zihin, akıl, muhakeme, kısaca akılla kavrama.
konuşma dilinde anlak'la- zeka, anlamdaş kullanılır.
kıtlık-ğı; ihtiyaca yetmeyecek derecede az. kağıt kıtlığı mı var. kuraklık, yiyecek vs maddelerde görülen darlık, mecaz bağlamı; bir şeyin ....üne,ına kıran girmek, -tan çıkmış gibi (yemek).
sözlük vb gibi bilimsel yaklaşım gerektiren sahada düşünür ve yazarken genel ifadeler tercih edilir. insanların anlama kıtlığı söz gelimi. bilahare bu noksanlığın, çevre, yetiştirilme, eğitim, beslenme vb. nedenleri araştırılır. gerekiyorsa cinsler dağılımı bağlamda bilimsel araştırmalar sonuçları dikkate alınarak neticeye varılabilir. esasında benzer sonuca varma arzusu pek doğru değildir, insanı istenmeyen sonuçlara sevk edebilir. söz gelimi falanca ırkın anlama yeteneğinin azlığı vs.
kişinin biyolojik-doğuştan veya bilahare, bir problemi yoksa anlama yeteneği ortalamayı yansıtır. istisnai durumlar yok değil, üstün zeka söz gelimi.