1. takımına hiç bir özellik kazandırmayan ancak oyunculardaki yeteneği derinden görüp öyle kadro kuran. sistemi ise kiliseye ne de camiye dayandıran, öyle saldım çayıra mevlam kayıra oynatanlar. mesela ertuğrul sağla, hiddink, rijekard gibi.
2. takımına ekstra enerji yükleyen, oyuncuların ne yapabileceğini tahmin edip de ona göre rakibin anasını avradına dalan bir takım yaratan hocalar. kim bunlar; lucescu, ersun yanal, yuri semin
3. bir diğer kategorideki hocalar ise takımlarında takım olma hissi yaratırlar ancak hiç bir zaman en büyüğü yaratamazlar. örnek olarak rıza çalımbay, yılmaz vural, fatih terim.
4. en sondakiler ise futboldan pek anlamasalar da futbol felsefesine hakim olup kısa yoldan amogo hareketlerini benimserler bunlar ın ekonomi uzmanları ise kısa yoldan parayı umut ederler. kim bu hocalar; aykut kocaman, jose morinho, manuel pellegrini, van gaal, felix magath ve gözlelediğim üzere carlos carvalhal da var bunların içinde.
işte hiddink efendi de kenti kategorisindeki yerini bir şekilde aldı böylece. ancak bu adama kedi emanet etmem ben bırak milli takımı.