kırık kitap

entry29 galeri
    16.
  1. yolda..

    deli gibi yağıyor yağmur. yağmurluğum da onunla gitti. belki kendime gelirim diye tekrar dönmüyorum eve ve ıslanıyorum olabildiğince. yere her bastığımda ayakkabımın bağcık deliklerinden sular fışkırıyor. öyle keyif alıyorum ince saçlarımdan yüzüme akan suyun gezintilerinden.

    nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmeden sadece yürüyorum. düşünüyorum, elimi attığım her ne varsa kuruyor. bu bir lanet olmalı, doğduğum günden beri üstüme çöreklenen kara bulutları dağıtamadı hiçbir rüzgar. kalabalıkların, yalnız kişisiydim hep ve hep aşkımdı yalnızlık, sevdiğimden değil, mecburiyetten.

    hep savundum kendimi,

    “bir kişi her şeydir, iki kişi bir şeydir, üç kişi hiçbir şeydir”

    ve ekledim,

    “dünyanın hiçbir yerinde toplumlar adına yapılmış anıtlar yoktur, anıtlar hep kişiler için yapılır, icatları kişiler yapar, toplumlar değil.”

    sonra korkarak sordum kendime,

    “ne ürettin şimdiye kadar?”

    zaman kaybından başka bir şey üretmedim. o zaman kaybının çoğu da isyan etmekle geçti. biri duysun diye beni, bir tanrı ürettim, ona bağırdım, çağırdım, küfürler ettim. umutsuzca dualar ettim en zor anımda. küçük şeylerin mutluluğunu da ona yükledim, şükrettim.

    kimse yoktu işte, bu yüzden yalnızdım. insanlara bir şeyler anlatmayı seçtim bir dönem. benimle üzüldüler, yanlarından ayrıldığımda kendi hayatlarının başrollerindeydiler.

    insan birinin acısına dokunabiliyordu ama onu kaldıracak cesareti asla bulamıyordu. kaldırması da gerekmiyordu zaten.

    nasıl geldiğimi bilmiyorum ama fındıklı sahilindeyim.

    islak bir sandalyeye oturup çay söyledim.
    0 ...