uludağ sözlük kızları

entry2311 galeri video5 ses5
    219.
  1. sokakta, okulda, ofiste, daha önce herhangi bir yerde ve zamanda karşınıza çıkmış herhangi bir kızdan farkı olmayan kişiler.

    şu yalanları bırakın artık; "daha önce hiç böyle bi şey yaşamadım, ilk defa sana oluyor, bak bu fotoğrafı bi tek sana yolluyorum, kimseye webcam açmadım, burdaki tek arkadaşım sensin, bunları kimseye anlatmadım daha önce, sözlükten ilk defa seninle buluşuyorum-". bırakın. çok rica ediyorum yapmayın. gülüyorum inanın ekranlarımın başında. bunları yaptıktan sonra karşıma geçip de dürüstlükten, tutarlı olmaktan, duruşunuzdan, özellikle samimiyetinizden bahsetmeyin bana. yüreğim yok artık.

    aynı anda 4-5 erkekle konuşuyorsunuz, hepsine mavi boncuk dağıtıyorsunuz, özellikle birbirinden habersiz insanları seçiyorsunuz bunu yaparken. yeterince egonuz parladığında siktir ediyorsunuz onları. sizden hoşlandığını köpek gibi bildiğiniz halde maymun ediyorsunuz milleti kapınızda. bir gülüşünüze tahrik olacak heriflerin etrafınızdaki varlığı götünüzü tavana vurduruyor. sonra çıkıp bana dürüstlükten, tutarlı olmaktan, sadakatten bahsediyorsunuz, üstüne beni yargılıyorsunuz, sorguluyorsunuz.

    "sen aslında şöylesin, böylesin" gibi çıkarımlarınızı kendinize saklayın. üzerinize düşen vazifeleri harfi harfine yerine getiriyormuşsunuz, gündelik hayatınızda hiçbir soruna yol açmıyormuşsunuz, attığınız her adım mantıklı ve yerindeymiş gibi gelip kafamı sikmeyin. yeter... önce bi tutarlı olun. tespitlerinize ihtiyacım yok.

    sığ yorumlarınızdan bıktım. sırf kendinizi anlatmak için dinliyorsunuz beni. sıradan, basmakalıp cevaplarınızla geçiştiriyorsunuz sonra. hayatın sırrını vermenizi beklemiyorum elbette. dinliyormuş gibi görünüp sonra da bana "sadece sıkıntın olduğunda geliyorsun" diyorsunuz ya utanmadan, komik oluyor. istiyorsunuz ki devamlı yalakalık yapayım, sürekli kıçınızın dibinde olayım.

    hayatıma müdahil eden benim aslında sizi. tüm kabahat bende. sözüm ona çıkarsız yakınlığınıza uydurduğum kılıflarla yaklaşmanıza izin veriyorum. birazcık kapıyı aralayınca hemen ayağınızı sıkıştırıyorsunuz, kafanızı uzatıp küfürler savuruyorsunuz. aralanan kapının ardında ben yokum oysa. onlarca engelden biri o sadece. söyledikleriniz yankılanıp suratınıza çarpıyor. sonra ondan da rahatsız oluyorsunuz.

    biçtiğiniz saçma sapan rollere uymuyorum diye beni kabahatli kılıyorsunuz. umrumda olmayışınız huzursuz ediyor sizi. her istediğiniz olsun istiyorsunuz. kalkanları ve duvarlarıyla bir adam dikildiğinde karşınıza, aşamadığınız için kuduruyorsunuz. aşınız bende değil, üzgünüm.

    bu hale gelmeme sebep de siz değilsiniz. boktan tecrübelerim, birbirine benzeyen döngüler... midem bulanıyor artık. bir sonraki cümlenizi, vereceğiniz tepkiyi biliyorum. önce hoşunuza gidiyor, sonra sıkılıyorsunuz. aldıklarınız yetmiyor, daha fazlasını istiyorsunuz. doymuyorsunuz. hayır diyemediğiniz için reddeden birini gördüğünüzde delik deşik edesiniz geliyor onu.

    içimdeki ışığı gördüğünüzü iddia ediyorsunuz. o ışık varsa devamı da vardır sanıyorsunuz, yanılıyorsunuz. boşluktan başka bir şey yok içimde.

    dibe vurdum artık. sürünemiyorum bile. hareketsiz yatıyorum. üzerimde kocaman bir kaya var, tüm ağırlığıyla nefesimi kesiyor. o kayanın üzerine serptiğiniz kumdan ibaret vermeye çalıştığınız zarar. etkisini hissetmiyorum. hoş onu da rüzgar savuruyor, durmuyor yerinde.

    mutsuzum. sizi de mutsuzluğuma ortak etmeye niyetim yok. o kadar bencilim ki yalnızlığım bile kıymetli benim. kimseyle paylaşmak istemiyorum.
    31 ...