bağdat caddesi

entry216 galeri video1
    105.
  1. atlantik sineması vardı marks end sıpensır'ın yerinde. sonra kral ve ben pizzacısı vardı çiftehavuzlar'da. halen daha sıkça uğramadığım flamingo'nun duruyor olması güzel pek tabii...

    asla istiklal olamayacak, zaten sevenlerinin de; lutfen istiklal de olmasın, burası bize kalsın diyeceği yer.

    kozmopolitleşmeyen, aslını, dokusunu, mimari güzelliğini, göreceli olarak yıllardır muhafaza eden, "dışarı"dan pek de fazla "yabancı(!)" kabul etmeyen, orada nasıl davranılacağını, hangi hareket, kılık kıyafet, yeme-içme, sokakta yürüme/araba kullanma adabının ters düşeceğini bilmeyenlere genelde garip bakışlar atılan ve iyi de yapılan avenue. türkiye'nin yegane avenue'su; yani aslında alışveriş, gezme, yeme-içme bulvarı bir nev'i...

    dışarı'lıklı olanlar nasıl davranılacağını bilmedikleri için, ya da ulaşılamayan ciğere(örneğin hayat standardı) genelde b*k atıldığı için aynı zamanda bünyesinde barındırdığı unsurlar kötülenebilen cadde, caddeden öte; bir yaşam biçimi...

    maddi koşullarımız çok da farklı olmasa da, kuzenim bile bir pazar veya salı akşamı tikilerin cirit atıp, kaldırımların insandan geçilmediğini düşünüyor ya, insanın görgüsünü genişletmesi farklı bir self-asessment (kendi kendine iyileştirme/gelişim) gerektiriyor elbette.

    genel olarak uyum sağlayabilenin beğendiği, uyum gösteremeyen/göstermek istemeyenin sevmediği bölgedir.
    0 ...